Yazılarım

Şeytan tüyü! Her erkeğin vücudunda bulunması gereken İblisin kılı!…

Şeytan tüyü denen sihirli değnek | Çalan çırpana, yatan kalkana ve yalan dolana karışmışken buhar kazanında ve tandır kaynarken gökyüzünde, ben en iyi bildiğim işi yapıyorum, düşünüyorum. Düşünüyorum orta çağdan kalmış bir dinozor gibi, salaş, ayyaş bir berduş gibi ve milenyumun serserisi gibi düşünüyorum ve şu şeytan tüyü denen sihirli değnek nerede onu arıyorum.

Şeytan tüyü! Milenyum serserisi,

İşte bu yalan dünyanın bu yalan gündemine saplanıp kalmış bir şekilde düşünüyorum. Ve üşütüyorum iyi kalpli şizofren bir katil gibi. Çünkü asla affetmem yarısı palavra, yarısı yalan olanları, işte böyle efkarlanıyorum kadınları ve yalnızları düşünürken.

Fakat bu davetsiz tanrı misafiri hiçte sokakta dilenen sefalet içindeki Suriyelilere benzemiyordu. Ten rengi açık, kıyafeti sade ama temiz duruşuysa oldukça kültürlü ve okumuş gibiydi.

O kadar güzeldi ki, böyle tanışmamıza üzüldüm yani şartlar adil değildi. Adil dediğimiz normal hayatta böyle manken gibi Türkan Şoray gibi bir kız, benim gibi bir milenyum serserisine asla yüz vermezdi.

Pahalı güzellik,

Her kirpik yayı, her yumuşak oval vücut kıvrımı, keman kaşı, inci dişi, sedef teni, ince beli; 500 beygir bir motora, öküzgözü gibi bir tek taşa, timsah derisi bir şapkaya ve kodaman bir dinozorun yatına katına denktir.

Bir de şeytan tüyü denen sihirli değnek, aksakallı dede iksiri vardır. Geçimi, parayı; iddia bayilerinde, beygirlerde, ganyan bayilerinde arayan arka mahalle delikanlıları için tam bir piyangodur.

Şeytan tüyü nedir?
Şeytan tüyü nedir?

Yaratan hani bazılarına ruhundan biraz fazla üfler ya ve onlar güçlü, zengin, yetenekli, sanatçı olurlar. Tabii bu, sonuçları ölümden sonra açıklanacak bir imtihan içindir. İşte şeytan tüyü de böyle bir şeydir. En sıska, tipsiz, parasız, kaba saba, serseriyi bile Don Juan, Kazanova yapar şu iblisin kılı.

Şeytan Tüyü, İblisin kılı.

İblisin kılı denen sihirli değnek,

İşte şu şeytan kılı, tüyü denen şey hiçbir zaman bana sürtünmemiştir. Oldukça yakışıklı, tanınmış biri olsam da sevdiğim kızlar bunlarla hiç ilgilenmedi. Koskoca üniversite hayatında bile bir tane bile sevgilim olmadı. Bir kaç gecelik enkaz aşkları saymazsak. Ama sevdiğim oldu hiç unutamadığım, hiç dokunamadığım, kalbimin zarını eriten platonik bir sevgilim olmuştu.

Tabii o zamanlar cebimde param ve cakalı bir arabam yoktu. Sevdiğim kızların tozu dumana katan, egzos kokuları ile yetinirdim. Bunca enkaz, moloz ve eski aşklar mezarlığında kürek salladıktan sonra böyle güzel bir kız bana yar olmaz. Gözlerimi kerpeten gibi kısıp sokağın sonunda azıcık gözüken boğazın mavi beyaz dalgalarına baktım.

Devam edecek…

{“Son Cariye” adlı kitabımdaki “Arabalı Sokak Çocuğu Fatima” adlı öykümden alıntılar ( 02)}

semihbulgur.com

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Reklam Engelleyici Algılandı

Merhaba. Sitemiz yoğun bir emeğin ürünüdür! Sitede dolaşmak için lütfen Reklam Engelleyicinizi Kapatın. Please Close The Ads Protector.