Yeni Bilgiler

Yaşlanmayı durdurmak mümkün mü?

Hep genç mi kalacağız?

Yaşlanmayı durdurmak mümkün mü | Devamlı genç kalmak, uzun zamandır bir rüyaydı. Hatta bununla ilgili bir sürü bilim kurgu filmi izleyip fantastik masallar dinledik.  Son günlerde insanlık, modern bilim sayesinde yaşlanmayı durdurup ölümsüzlüğe ulaşmanın eşiğinde olduğunu düşünüyor.

Piramitler, içlerinde gömülü olan firavunlara sonsuz yaşam vermek için inşa edildi. Çin’in ilk imparatoru Qin Shi Huang, yaşam iksirini bulmak için gemilere 1000 kişi gönderdi ama hiçbiri geri dönmedi.

Bu tarihsel örnekler, insanların kendilerini bekleyen kaderlerinden kaçmak için ne kadar ileri gideceklerini gösteriyor.

Yaşlanmayı durdurmak mümkün mü? Tarihe bakalım!

Tarihi en eskiye dayanan kayıtlı hikayemiz, Gılgamış Destanı, 4100 yaşındadır. Bir kralın ölümsüzlük arayışını ayrıntılarıyla anlatıyor. Kral yaşlanmayı durdurmak konusunda başarısız olmuştur. Gençleşme vaat eden bir bitki bulur fakat o bir yılan tarafından çalınır!

Hindu geleneksel tarihinde 3.500 yaşındaki Rigveda, Amrita adı verilen Tanrıların gençlik içkisi anlatılıyor. İçki içenlere bilgi ve ölümsüzlük bahşedermiş. Şeytan yılanı Rahu onu çalmayı dener ama başaramaz!

2.600 yıl önce derlenen Yaratılış Kitabı’nda, bir yılan Adem ve Havva’yı bilgi ağacından elma yemeleri için kandırmıştı. Bu yüzden Yaratıcı insanları cennetten aşağı indirdi. İnsanlar bu nedenle ölümsüzlük veren yaşam ağacından meyve yeme şanslarını kaybettiler.

Bilim bile kaybedilen ölümsüzlüğün hikayesini anlatıyor şöyle ki;

Evrimsel soyumuzun ilk başladığı zamanda, yaratılan ilk canlılar tek hücreli organizmalardı. Bu hücreler yaşlanmadı. Ölümsüzdüler! Ama eşeyli üremenin gelişiyle, bireysel ölümsüzlük artık türün devamı için gerekli değildi. Ve böylece ölümlüler haline geldir!

Yaşlanmayı durdurmak, ölümsüzlük hayalleri!

İnsanlar uzun zamandır tanrıların yemeklerini yiyip gençlik pınarında yıkanarak, bu ölümsüz duruma geri dönmenin hayalini kuruyorlar.

Ama bu rüya ulaşılabilir mi?

Doğaüstü yollar aracılığı ile sonsuz gençlik sonsuza kadar bir rüya olabilir ama teknolojinin büyüsü ile ebedi gençlik mümkün olacak mı?

Din ölümden sonrasını anlatarak ölümsüzlüğü gösteriyor ve bunun nasıl olacağına dair mistik bir cevabı var. Aslında, bu üstünlüğü gerçek fiziksel dünyada da bulabiliriz. Bunu sırrı teknolojide saklı. Eğer malzeme ve enerjiyi doğru şartlarda birleştirirseniz, büyülü şeyler olur. Ray Kurzwel

Ebedi yaşam mümkün mü?

Yaşlanmayı tersine çevirebilecek ve gençliği geri getirebilecek ilaçlar veya çözümler var mı? Ebedi yaşam teknik olarak mümkün mü?

Yaslanmayı durdurmak genç yaşlılık!
Yaslanmayı durdurmak genç yaşlılık!

Bunun için bazı yöntemler geliştirilebilir ve yaşam boyu kullanılabilir hale getirilebilir, o zaman kendinizi zaten ölümsüz düşünebilirsiniz. Bu terapiler ile bu dünyada ne kadar uzun yaşanabileceğinin bir sınırı yoktur.

Yaşlanmayı durdurmak ile ilgili yöntemler, gerçekleştirmeye genel olarak fark edilenden daha yakınız. Zaten bunların bazılarının uygulandığını da görüyoruz.

Yaşlanmayı durdurmak! Maksimum kullanım ömrümüz.

Günümüz dünyasında asıl oluyor da kimse 200. yaşını göremiyor? Bir kişi, ciddi yaralanma ve hastalıkları önlese bile, vücudu en fazla 120 yıl civarında yaşamasına izin verir.

Sanki planlı bir eskime için üretiliyoruz, garanti süresinin dolmasından bir gün sonra çöpe atılan bir akıllı telefon gibi. İnsan ne kadar dikkatli olursa olsun ya da vücuduna ne kadar iyi bakarsa baksın, ölüm herkes için gelir.

Her canlı ölümü tadacaktır!

Yaratan

Ama umutlu olmak için bazı sebeplerimiz var. Birincisi, yaşam formlarının eninde sonunda ölmesini gerektiren biyolojik, kimyasal veya fiziksel bir yasa yoktur aslında.

Aslında biyolojide ölümün kaçınılmazlığını olduğunu gösteren hiçbir şey bulunamadı. Bu bana ölümün engellenemez olmadığını ve biyologların bize sorun çıkaran şeyin ne olduğunu keşfetmelerinin an meselesi olduğunu düşündürüyor. İnsan vücudunun o korkunç evrensel zayıflamasının ya da geçiciliğinin ortadan kalkacağını görüyorum. Bunun adı yaşlanmayı durdurmak!

Richard Feynman

Yaşlanma Rahatsızlığı,

Nüfusun %100’ünü etkileyen bir hastalık vardır. Daha da kötüsü, evrensel olarak ölümcül olan bir rahatsızlık bunun adı yaşlanma…

Yaşlanma genellikle bir hastalık olarak kabul edilmez. Ama kelimenin tam anlamıyla bir hastalıktır. Yaşlanma kesinlikle bir hastalık neden olur.

Yaşlanma bağışıklık sistemini zayıflatır, iyileşme süresini artırır, kas kütlesini azaltır, duyuları köreltir ve enerjiyi düşürür.

Yaşlanmak hastalık mıdır?
Yaşlanmak hastalık mıdır?

Bir toz yığını ovucumda tutarak, toz taneleri kadar doğum günü istedim aptalca ama gençlik yıllarını sormayı unuttum.

Ovid

Zaman ilerledikçe yılların birikimini durduramayabiliriz. Ama belki de, vücudumuzun zamanın ilerlemesiyle giderek zayıflaması gerekmiyordur.

Bir makine olarak bedenimiz!

Tıp ve anatomi alanları insan vücudunu çok karmaşık ve sofistike bir makine olarak kabul ederler ama nihayetinde insan bedeni bir makinedir!

Aşağıda görüldüğü gibi bu görüş 1600’lerin başlarında benimsenmeye başlamıştır.

Ben bedenin işlevlerini (tutku, bellek ve hayal gücü de dahil olmak üzere) bir saat veya ağırlıkları ve tekerlekleri ile otomat hareketleri düzenli bir şekilde takip eden bir makine olarak düşünüyorum. Doğal olarak makinenin organlarının  bir düzeni takip ettiğini dikkate almak istiyorum.

Rene Descart (1632)

Başka bir görüş;

Kalp nedir belki bir Pınar; ve sinirler ama çok karmaşık bir sürü bağlantı ve bu kadar çok damar… Hepsi tüm vücuda hareket vermek için bir zanaatkar tarafından tasarlanmıştır?

Thomas Hobb (1652)

Her vücut parçasının kendine has bir işlevi vardır. Kalp bir pompa, sinirler teller, yağ bir yakıt tankı, akciğerler bir hava pompası, böbrekler bir egzoz sistemi, kas motorları, beyin bir bilgisayar.

Yaşlılıkta aşınma ve yıpranma,

Bir arabayı hurdaya çıkarmak çıkarmak için büyük bir kaza yapması şart değildir. Bir araba bakım ve onarım eksikliği nedeniyle de bozulabilir.

Bir araba, aşınma, yıpranma ve korozyon dediğimiz birçok küçük yaralanmanın birikmesinden dolayı ölür. Lastik yüzeylerinin kelleşmesi, motor yağında aşındırıcı metal parçacıklarının birikmesi, dişlilerin aşınması, filtrelerin tıkanması hepsi bir araya geldiğinde arabamız yaşlanır!

Arabalarda yaşlanma!
Arabalarda yaşlanma!

Tek tek bu yaraların hiçbiri ölümcül değildir. Ama binlercesi kesikle ölüme yol açar. Bu, göremediğimiz pek çok küçük yaralanmanın birikmesi sonucudur. Yaşlanma da işte buna benzer.

Hücresel yaşlanma;

Hücresel bir makine olarak vücudumuz iki bölüme ayrılır: (1) hücreler ve (2) hücreler arasındaki şeyler. Buna göre, makinemize verilen herhangi bir kalıcı hasar ya hücrelerde ya da aralarındaki maddelerde ortaya çıkmaktadır.

1954 ve 1981 yılları arasında bilim, yaşlanma mekanizmalarını şimdikiyle tam ters olacak biçimde ve neredeyse hiç benzerlik olmadan açıklamıştır. 1981’den beri yaşa bağlı yeni hasar şekilleri keşfedilmemiştir.

Yaşa bağlı hasar yedi kategoriye ayrılır. Yaşlanan araştırmacı ve biyomedikal gerontolog Aubrer de Gres bunları yaşlanmanın yedi ölümcül günahı diyerek adlandırmıştır:

7 Tip Yaşlanma mekanizması;

7 tip hasar mekanizması, yaşlanmanın tüm etkilerinden sorumludur:

  • Hücrelerin içindeki kalıntılar: Vücudunuzdaki her hücrenin kendi “midesi” vardır. Lizomlar hücredeki zararlı ve yararsız molekülleri parçalar. Ama her molekül mükemmel bir şekilde sindirilemez. Bu, izozomal atık lipofusin granülolarak birikir. Motor yağındaki kir gibi, bu da hücrenin mekanizmasını bozarak makula dejenerasyonu ve Parkinson hastalığı gibi hastalıklara neden olur.
  • Hücre dışındaki atıklar: Atıklar hücreler arasındaki boşluklarda birikebilir. Buna örnek olarak arter duvarlarında ateroskleroz aneroskleroz ve buna bağlı kardiyo vasküler rahatsızlıklara neden olan ateromatöz plakların birikmesi verilebilir. Benzer şekilde, neuritik plaklar beyin hücreleri etrafında birikir ve Alzheimer hastalığında rol oynadığı düşünülmektedir.
  • Çok fazla hücre azalması: Yaklaşık 50 kez bölündükten sonra insan hücreleri yorulur ve bölünmeyi durdurur. Bu birçok işlev bozukluklarına yol açar. Kalp hücreleri yeterince hızlı değiştirilmediğinden kalp zayıflar. Böbrek ve karaciğer gibi organlar hücreler öldükçe daha az verimli hale gelir ve değişemezler. Pankreas beta hücrelerinin kaybı diyabete yol açar. Pigment üreten hücrelerin kaybı griye neden olur.

Fazla hücre de az hücre de yaşlılığı durdurmak konusunda iyi değil!

 

  • Çok fazla hücre: Yaşlanan hücreler genellikle işlevsiz hale gelir. Hiçbir şey yapmadan oturup ölü bir ağırlığa dönüşebilirler. Sağlıklı ve işlevsel hücreler tarafından kullanılabilecek kaynaklara dönüşürler ve tüketilirler. Bu arızalı yapılar doku ve organlarımızın optimal yapılarını bozarlar. Ayrıca çevre hücrelerde kansere neden olabilen zararlı proteinler salgılayabilirler.
  • Kromozom DNA mutasyonları: Çekirdek DNA’mızdaki mutasyonlar hücresel fonksiyon bozuluklarına neden olabilir. En şiddetli form tümör baskılayıcı genler zarar gördüğünde oluşur. Bu tümörlere ve kansere yol açar – her ikisi de kontrolsüz hücre bölünmesi sonucu meydana.
  • Mitokondriyal DNA mutasyonları: Mitokondriler hücrelerimizin güç santralleridir. Onlar enerji molekülü ATP üreterek vücut ısısından sorumludur. Mitokondriyal DNA’daki mutasyonlar bir hücrenin çalışma yeteneğini etkiler ve metabolik verimliliği azaltır. Mitokondri membranları sızdırmaz hale gelir ve yakıt hattında bir delik oluşması gibi motora daha az gaz gider.
  • Protein çapraz bağlantıları: Protein çapraz bağlantıları hücrelerimizi bir arada tutan iskelelerdir. Onlar olmadan, bir yığın gibi yere düşerdin. Bu çapraz bağlantılar kollajen ve elastin gibi proteinlerden oluşur. Zamanla, şeker molekülleri bu proteinlere bağlanarak sertleşmelerine neden olur. Elastikiyet kaybı kırışıklıklardan sorumludur. Damarların sertleşmesi, lensin sertleşmesi ise ileride meydana gelecek başka semptomlardır .

Yaşa bağlı tüm bu hasar türlerini geri almak mümkün mü?

Doğadaki Ölümsüzlük!

Doğada yaşlanma,
Doğada yaşlanma,

Eğer ölümsüzlük ve ebedi gençlik mümkünse, neden bunu görmüyoruz?

Eminim bazı türler bunu çözmüş olurdu. O zaman neden milyon yıllık ağaçlar ve bin yıllık hayvanlar bulmuyoruz?

Neden hayatları boyunca genç olarak canlılıklarını sürdüren yaratıklar yok? Elbette bu bazı evrimsel avantajlar olması anlamına gelirdi.

Aslında biyologlar yaşla birlikte zayıflamayan bazı türler buldular. Bu türler zamanla daha da büyüyor ve güçleniyorlar.

Daima Genç,

Bazı türler ihmal edilebilir derecede az yaşlanma deneyimler. Onlar yaşla birlikte çok az zayıflama göstermektedir.

Bilgimizi Arttırmak!

Bu hayvanlar; deniz anemonları, okyanus quahogs, ıstakoz, kaba göz, kaya balığı, Grönland köpekbalıkları, çıplak köstebek ve sıçandır.

Ölümsüz istakoz!
Ölümsüz istakoz!

Bu hayvanlar yaşlanma belirtisi göstermemenin yanı sıra, aynı zamanda uzun ömürlüdürler.

Çıplak köstebek ve sıçanlar, fare büyüklüğünde olmalarına rağmen 8 kat daha uzun yaşarlar. Diğer tüm memelilerin aksine çıplak bir köstebek, sıçan için ölme yıllık oranı artmaz sabit kalır.

Bilinen en eski okyanus quahog’u 507 yaşında ve en eski Grönland köpekbalığı 512 yaşında olduğu tahmin edilmektedir.

Biyolojik ölümsüzlük,

İhmal edilebilir bozunma bazı organizmaları önlemek veya yaşlanma dan kaynaklanan hasarı onarmak anlamına da gelir. Buna rağmen, bu yaratıklar sonunda ölürler. Uzun ömürlüler ama ölümsüz değiller!

Organizmaların sadece genç kalmakla kalmayıp sonsuza dek yaşlanmayı durdurmak mümkün mü?

Ölümsüz organizmalar;
Gerçekten ölümsüz bir yaratık sadece yüzlerce yıl değil, milyonlarca ya da milyarlarca yıl yaşar.

1995 yılında, mikrobiyolog Raul Cano 44 milyon yıldır kehribarın içinde mahsur kalan mayayı yeniden canlandırdı.

Bu maya hücreleri jeolojik dönemler boyunca hayatta kaldılar. 2011 yılında, Cano hayalini gerçekleştirdi ve bu mayayı bira yapmak için kullandı.

Bilim adamları 31.700 yıllık tohumlar filizlendi ve 41.000 yıl boyunca Sibirya’da dondurulmuş koydu solucanlarını canlandırdı. Çeyrek milyar yıldır tuz kristalinde mahsur kalan bakteri sporları hayata döndürüldü.

Yeniden canlandırma,

Bu vakalar ne kadar dikkat çekici sayılsa da, bu organizmaların hiçbiri bu zamanlarda tam olarak hayatta değildi. Yemek yemiyor, nefes almıyor ya da çoğalmıyorlardı. Hareketsiz bir şekilde, yeniden etkinleştirilmeyi beklerken bomboş asılı kalan şeylerdi.

Aradığımız ölümsüz yaşam formları bir çeşit durağanlık içinde değil, aslında milyonlarca yıl yaşıyor olmalı. Onların metabolik olarak aktif olması gerekir – yeme, ime, sindirme, nefes alma, hareket, üreme gibi.

Aslında, bu gezegende milyarlarca yıl yaşamış yaratıklar var. Bazıları muhtemelen sizden çok uzak olmayan yerlerde bulunabilir.

Amipler bunu milyarlarca yıldır yapıyorlar!

Ölümsüz hücreler;

Bulunan bir amip hücresi 749 milyon ile 1.4 milyar yıl yaşındadır.

Buna çok çok benzer diğer bir amip hücresi tüm balık ve bitkilerden daha eskidir. Kıtalardan daha eskidir. Dinozorların yükselişini ve düşüşünü görmüştür. Bazı kuzenleri geride fosillerler bıraktığı için çok eski olduklarını biliyoruz.

Ölümsüz hücreler, yaşlanmayı durdurmak!
Ölümsüz hücreler, yaşlanmayı durdurmak!

Bu yaratık nasıl bu kadar uzun süre hayatta kalabildi? Nasıl her zaman doğru yerde ve zaman olarak ezilmekten veya yem olmaktan kurtulabildiler?

Her şey amiplerin nasıl ürediğiyle ilgili.

Ölümsüz üreme;

Amipler ikiye bölünerek çoğalırlar. O zaman hangisi orijinal? Her ikisi de tamamen aynı atom ve moleküllerden oluşur. İkisi de eşit canlılığa sahip. Anne ya da kızı da öyle.

Buna göre, bugün canlılar herhangi bir amip ile başlamış olabilir ve yaşam boyunca geriye doğru tarihini izleyebilirsiniz. Sonunda bu geriye doğru iz farklı bir amiplere de çıkabilir. Belki de yaklaşık 1.5 milyar yıl önce bir zamanda, protists olarak bilinen bir türün yeryüzünde baskın bir yaşamı vardı.

Bugün yaşayan her amip ilk amiptir. Hepsi de aynı derecede eski.

Şu İlk Amip, garip bir şekilde zekiydi,
Bugün var ve sonsuza dek sürecek.
Çünkü o fisyon tarafından çoğaltılır;
Kendini böldü ve her biri birbirinin aynısı.
Bölmeye, bölmeye, bölmeye devam etti;
Ve yani en sonunda milyarlarca oldular.
Ve tüm amipler hala onun ta kendisi.

Arthur Guterman

İnsan mı büyük amip mi?

İnsanlar genellikle kendilerini evrimin doruk noktası olarak görürler. Ama amipin genomu bizimkinden yüzlerce kat daha büyüktür.

Amip, Dünya’nın son bir milyar yıldır ürettiği çeşitli koşullarda, hayatta kalmak için numaralar öğrenme konusunda insandan çok daha fazla yol almıştır.

Bu numaralardan biri ölümsüzlüğün ve ebedi gençliğin sırrıdır.

Ama amip, vücudumuzun aksine, sadece tek bir hücredir. Hücreler arasında birikmeyle uğraşmak zorunda değil. Çok hücreli yaşamda ölümsüzlük umudu var mı?

Ölümsüz bitki ve hayvanlar var mı?

Yaşlanmayı durdurmak | Ölümsüz Hayvanlar ve Bitkiler!

Lerna’nın Hidra’sı Yunan ve Roma mitolojisinde bir yaratıktır. Yeraltı dünyasının girişini korur.

Hydra’nın birçok yılan gibi kafası vardır, suda yaşıyor ve yenilenebilir: herhangi bir kafası kesilirse, herhangi bir kafası kesildiğinde onun yerine iki tane daha gelir.

Yunan mitolojisinde bir yaratık!
Yunan mitolojisinde bir yaratık!

Lerna’nın Hydra’sı bir efsaneydi, ama gerçek bir hidra var.

İlk olarak 1702 yılında “Mikrobiyolojinin Babası” Antonie van Leeuwenhoek tarafından tanımlanmıştır. Mitolojideki hidra gibi bu hidra da suda yaşar ve yılana benzer birçok uzantısı vardır.

1745’te Abraham Trembley Hydra’nın yenilenme yeteneklerini keşfetti. Eğer bir hidranın kolu kesilirse, sadece tekrar büyümekle kalmıyor, aynı zamanda kopan uzuv da ikinci bir hidra dönüşüyor.

1970’de araştırmacılar bunu daha da ileriye taşıdılar. Hidra’nın yüzlerce parçaya bölünebileceğini buldular ve her kümeden en az birkaç yüz hücrenin yeni bir hidra da bir araya getirildiğini buldular.

1998’de yapılan bir çalışmada Hydra’nın ölümsüz olabileceği sonucuna varıldı.

Sonuçlar hidra’da yaşlanma dair hiçbir kanıt ortaya koymamıştır: ölüm oranları son derece düşük kalmıştır ve üreme oranlarında düşüşe dair belirgin bir belirti yoktur. Hydra gerçekten de yaşlanmadan kaçmış olabilir ve potansiyel olarak ölümsüz olabilir.

Biyolojist Martinez Sancez 1999

Amip gibi, hidra da bölünerek çoğalır. Ama tomurcuklanmış her bir parçasının canlılığı orijinalinden daha fazla ya da daha az değildir. Bu, hidranın da amip gibi ölümsüz olduğunu gösteriyor.

Ölümsüz hayvan hidranın çoğalması!
Ölümsüz hayvan hidranın çoğalması!

Ama amiplerin aksine, hidralar hayvandır.

Küçük olsalar da, on binlerce hücre içerirler ve birkaç santimetreye kadar büyüyebilirler — çıplak gözle görülebilecek kadar büyüktür.

En yakın akrabaları deniz anemonu ve denizanasıdır.

Hydra, yenilenme yeteneklerini kök hücrelerle dolu olmaları gerçeğine borçludur. Hatta bazıları hidra’yı sadece kök hücrelerden oluşan bir yapı olarak tanımlarlar.

Ama Hydra çok küçük bir canlıdır. Ölümsüzlük büyük yaşam formlarında da var olabilir mi?

Ölümsüz bitkiler;

Bilinen en büyük canlı balina ya da sekoya ağacı değildir, çok daha büyük bir şey var. Bu şey 100 dönümlük yer kaplar ve 6.600 ton ağırlığındadır. 1.000 tane filden daha ağır ve 3 tane  sekoya ağcından daha büyüktür.

En büyük organizma olmasının yanı sıra, aynı zamanda en eskilerinden biridir. 80,000 yıl yaşındadır ve Hidra gibi ölümsüz olduğuna inanılır.

Bu organizma bir bitkidir. Yerin üzerinde Aspen ormanı olarak yer işgal eden birbirine bağlı geniş bir kök yapısıdır.

Ölümsüz aspen ormanları!
Ölümsüz Aspen ormanları!

Bireysel olarak algıladığımız Aspen ağaçları aslında daha çok aynı ağacın dalları gibidir. Bu “dallar” yeraltından fışkırıyor ve kökler toprağa yayıldıkça 30 metre öteden ortaya çıkabilmektedirler.

Bilinen en büyük Aspen ağaç sisteminin adı Pando’dur ve Utah’ta bulundu. Genetik testler tüm gövdelerin aynı organizmaya ait olduğunu ortaya çıkardı.

Yaşlanmayı durdurmak! En büyük canlı Pando ormanları!
En büyük canlı Pando ormanları!

Hidra ve Aspenlerin ölümsüzlüğü bize ölümsüzlüğün sadece tek hücreli, küçük ya da bitki olmayı gerektirmediğini söyler.

Şunu anlıyoruz ki; ölümsüzlük sadece yenilenme mekanizmaları gerektirir.

Ölümsüz türler!

Durup düşündüğümüzde, tüm türlerin ölümsüz olduğunu fark ediyoruz aslında.

Her türün gençleşme mekanizmaları vardır. Bazıları amip, hidra ve aspenler gibi, sürekli kendilerini gençleştirerek bunu yapıyor.

Ölümsüz denizanası gibi diğerleri de periyodik olarak kendilerini gençleştirirler, yetişkinlikten olgunlaşmamış bir duruma geri dönerler.

10 Ölümsüz hayvan izleyin;

Bunun yanında diğer türler de eşeyli üreme sırasında gençleşebilirler. Ebeveynlerden gelen iki yetişkin hücre bir araya gelerek daha genç bir duruma sıfırlanan yeni bir hücre oluştururlar.

Her nasılsa bu süreç hücre üzerinde “saat sıfırlar” ve onları başka bir insan ömrü için bölmeye devam eder.

Bu şekilde her insan hücresi uzun kesintisiz bir hücresel bölünme zincirine aittir. Bu zincir milyonlarca yıl öncesine dayanıyor.

Yaşlanmayı durdurmak, ölümsüz insan!

Hiçbir insan ölümsüz olmasa da bir bütün olarak insanlık ölümsüzdür.

Bu önemli bir ipucu. İçimizde insan hücrelerini daha genç, yaşlanma olmayan bir duruma sıfırlama mekanizmaları var. Bu gençleşmiş hücreler hücresel atıkları nasıl temizler ve böylece DNA’yı geri yüklemek ve bölmeye devam etmeyi nasıl sağlayacağız?.

Eğer bu hücresel sıfırlamayı tetikleyen mekanizmaları bulabilirsek, mevcut hücrelerimizdeki mekanizmaları tetikleyebiliriz.

2006 yılında araştırmacı Shinya Yamanaka bunu nasıl yapacağını keşfetti. Transkripsiyon faktörleri olarak bilinen dört protein tanımladı. Bu, bir hücreye uygulandığında onu daha genç bir duruma sıfırlayabilir.

Bu dört transkripsiyon faktörleri kullanarak şimdi Yamanaka faktörler olarak adlandırılan, pluripotent kök hücrelerine dönmek için herhangi bir hücre program olabilir.

Kök hücre nedir?

Bunlar, cilt hücreleri, kas hücreleri, karaciğer hücreleri, beyin hücreleri, vb. gibi ayrı tiplere ayrılmadan önceki durumdaki hücrelerdir.

Kök hücreler, ayrı doku ve organlarımıza ayrılmadan önce insan embriyosunda bulunan hücrelerdir.

2012 yılında Yamanaka, “Olgun hücrelerin pluripotent hale gelmek üzere yeniden programlanabileceğini keşfettiği için” Nobel Tıp Ödülü’nü aldı.

Kök hücreler yenileyici tıbbın ortaya çıkan alanının temelini oluşturdu.

Arabanın Tamiri!

Bir araba ne kadar süre yollarda kalabilir?

Uygun bakım ve onarım ile bir arabanın çalışma düzeninde ne kadar süreyle tutulabileceği konusunda üst sınır yoktur.

Onarılabilir ve herhangi bir hasarlı parçası değiştirilebilir.

Peki ya parçalar değiştirilemezse?

Otomobiller için yedek parça konusunda büyük bir sıkıntısı düşünün. Yedek yakıt pompaları, karbüratörler, lastikler, farlar vb. gibi parçalar temin edilmezse ne olur?

Birçok aksi işleyen ve servise görmemiş arabalar hurda yığınları içinde can vereceklerdir. Çünkü hepsinin değiştirilememiş kötü bir parçası vardı.

Vücudumuz için de durum aynıdır. Yedek parça eksikliği artık gelişmiş ülkelerde önde gelen ölüm nedenlerinden biridir. Amerika Birleşik Devletleri’nde, ölümlerin % 35, -yaklaşık yılda bir milyon kişi- organların yetersizliği nedeniyle oluyor. Sorun gittikçe kötüleşiyor.

Organ üretmek!

ABD’de kalp hastalığı teşhisi konan 30 milyon kişiden 1.000’in den azı kalp nakli görebiliyor.

Ama son keşifler ve teknolojiler sayesinde umut var. Tüm bu ölümler, rejeneratif tıp yoluyla talep üzerine yeni organlar yaratabildiğimizde önlenebilir hale gelecek.

Arızalı, hasarlı veya başarısız dokulardan kaynaklanan hemen hemen her hastalık, rejeneratif tıp yöntemleriyle potansiyel olarak iyileştirilebilir.

Sağlık ve insan servis departmanı USA

Organ bağışı,

Organ nakline mevcut eğilim idealden daha azdır.

Ölen 300 kişiden sadece 1’i organ bağışına izin veriyor. Ayrıca, bağışın başarılı olması için yakın bir doku uyumu gerekir. Bu uzun bekleme listeleri yol açmaktadır.

Ayrıca bağışıklık sisteminin, yabancı bir cisim olarak algıladığı organı red etme ihtimali vardır. Bu ihtimali azaltmak için özel sıvılara koymak gerekir.

Yeni teknolojiler daha iyi imkanlar sağlayacaktır. Yedek organlar hastanın kendi hücrelerinden üretilebilir, bu aynı zamanda mükemmel bir eşleşme ile vücudun reddetme olasılığını ortadan kaldırır.

Yaşlanmayı durdurmak adına insan hücresinden üretilen ilk kalp!
Yaşlanmayı durdurmak adına insan hücresinden üretilen ilk kalp!

Organ baskı tekniği iki temel teknolojiyi bir araya getirir:

  1. Yetişkin hücrelerin kök hücreleri ve daha sonra diğer hücre türlerine yeniden programlanması.
  2. Bionik ile rasgele 3 boyutlu şekiller imal edebilen 3D yazıcılar.

Organ dizaynı!

İşlemler hastanın kendi hücrelerini kök hücreye dönüştürülmesi ile başlar. Bu kök hücreler daha sonra herhangi bir tür hücrelere yeniden programlanır. Farklı hücre türlerini istenen bir şekilde yazdıran 3D bir yazıcıda ‘bioink’ olarak üretilir.

Bazı organlar nispeten basittir. Bir mesane sadece 2 hücre tipinden oluşur ama bir böbrek üzerinde 30 tip hücre vardır. Yine de, karmaşık organlar başarıyla basılmış ve hatta implante edilmiştir.

2018 yılında aksiyel 3D yazıcılar, İrlanda’daki doktorlara insan bir hastaya yerleştirilen ilk biyoüretim böbreği takmalarında yardımcı oldu.

Organ üretimi oyunu değiştiricektir. Bu durum bekleme listelerini ve organ reddi ihtimalini ortadan kaldıracaktır. İnsanlar artık yedek parça eksikliğinden ölmek zorunda kalmayacaklar.

Organlarınız bozulduğu için ölüyorsun. Eğer onları değiştirmeyi başarabilirsek ömrünüzü uzatabiliriz.

Erik Gaten

Biyobaskı gibi yenileştirme tıp teknolojileri birçok hayatı uzatıp, yaşlanmayı durdurmak yolunda büyük ilerleme sağlayacaktır. Biyobaskı ne kadar inanılmaz olsa da, bu sadece yakında mümkün olacak şey için bir başlangıç!

Hasarların tamir edilmesi!

Organların değiştirilmesi pahalı ve riskli bir ameliyat gerektirir.

Bakım ise daha az risk ve maliyetle organ ve dokuların onarımı demektir. Bakım organların iyileşmelerine ve kendilerini gençleştirmelerine imkan sağlar.

Motoru değiştirmek yerine bir ayarlama yapmaya benzer.

Gen teknolojileri yakında vücudumuz için iyi bir ayar yapmamıza izin verebilir. Bu bizi daha sağlıklı ve genç bir duruma getirebilir.

Tamir için gen terapisi,

Genler, hücrelerimizin her birinin faaliyetlerini yöneten programlamadır. Gen teknolojisi genleri ve nasıl dizildiklerini araştırır. Onları ekleyerek, aktive ederek, devre dışı bırakarak veya silerek değiştirmeyi ararlar.

Genler ve hayat ağacı!
Genler ve hayat ağacı!

Diğer türlerin yaşam süreleri üzerinde gen tekniği testleri inanılmaz sonuçlar üretti. Aşağıda ki şimdiye kadar elde edilmiştir net bir örnektir.

Maya;

2008 yılında, araştırmacılar insanlarda yaşlanma ve kanser teşvik eden iki geni (RAS2 ve SCH9) nakavt ettiler. Bu gen modifikasyonunu maya popülasyonuna uyguladılar.

10 kat daha fazla ömürleri var. Bence herhangi bir organizmada elde edilmiş en uzun yaşam süresi.

Valter Long, Biologist

 

Solucanlar,

1993’te biyologlar DAF-2 adlı tek bir geni yok ettiler. Gen insülin benzeri büyüme faktörü reseptörlerini kontrol eder ve insanlarda bulunur.

Bu geni devre dışı bırakmak, solucanların ömrünü iki katına çıkardı.

2013 yılında bilim adamları daha da ileri gitti. DAF-2’yi inhibe etmeye ek olarak, besin sinyal yollarını kontrol eden RSKS-1’i de engellediler. Yaşam sürelerinde %130’luk bir artış bekliyorlardı ama solucanların beş kat daha uzun yaşadığını görünce şok oldular.

Bu iki gen mutasyonu, yaşam süresini yükselten belirli dokularda pozitif bir geri besleme döngüsü başlattı. Temel olarak, bu solucanlar 400 ila 500 yıl insan yaşamına eşdeğer yaşadı. Dr. Panjah Kapai

Fareler,

2008 yılında, bilim adamları telomeraz adı verilen DNA koruyucu enzimleri için genetik olarak modifiye edilmiş fareleri denediler. Onlar % 50 daha uzun yaşadılar ve dahası daha genç ve daha sağlıklı kaldılar.

1998’de cüce fareler, genetik olarak Büyüme Hormonu Reseptörü (GHR) geninin (KO) devre dışı bırakılabilmeleri için modifiye edildiler. Bu GHR-KO 11C olarak anılmıştır.

Bu test bir sonucu olarak fareler ortalamadan daha küçüktü ve aynı zamanda insülin ve kan şekerleri de azalma gösterdi.

Bu method, bu farelerin normal ömrünün iki katından fazla yaşamalarını sağladı (2.25 yıl).

GHR-KO “Cüce” 11C gibi fareler her gün doğmaz ama bilime öğrettikleri dersler paha biçilmezdir.

Antjerh Barke bu fareler ile çalışan kişi.

 

Yaşlanmayı durdurmak, DNA’nın Tamiri!

Kimyasal NAD + vücudunuzdaki her hücrede bulunabilir, ama yaşla birlikte azalır. DNA’nın hasara karşı korunmasında rol oynadığına inanılıyor.

2017’de David Sinclair liderliğindeki uluslararası bir ekip, vücuttaki NAD+’ya dönüşen NMN adlı bir kimyasalla bir haftalık bir işlemden sonra yaşlı farelerin hücrelerinin gençlere geri dönüştüğünü buldu.

Yaşlı farelerin hücreleri, sadece bir haftalık süreçten sonra genç farelerden ayırt edilemez hale gelmişti. Bu, denemeler iyi giderse piyasada olmaktan sadece 3-5 yıl uzakta olan bir iyileştirme yönteminden bahsediyoruz. Bu, yaşlanmaya karşı güvenli ve etkili bir teknoloji.

NMN’nin insan güvenliği denemeleri kısa bir süre sonra başladı ve sonuçlar 2020 yılında yayınlandı. Şimdiye kadar yapılan testler güvenli olduğunu gösteriyor.

Yaşlanmayı durdurmak ve Gençliği geri getirmek!

Nobel ödüllü Shinya Yamanaka’nın yetişkin hücreleri daha genç bir hücreye sıfırlama keşfi, anti-aging alanındaki araştırmacıları heyecanlandırdı.

Ama ilk testler felaketti. Yamanaka faktörleri farelere yüksek dozlarda verildiğinde hızlı hücresel büyüme yaşadılar. Tümör ve kanser gelişti. Bütün fareler birkaç gün içinde öldü.

Ancak 2016 yılında Salk Enstitüsü Gen Tanımlama laboratuvarı profesörü Juan Carlos Izpisúa Belmonte bunun önlenebileceğini keşfetti. Yamanaka faktörlerinin daha düşük ve periyodik doz da uygulanmasıyla, hücreler kök hücrelere geri döndü. Hücreler kimliklerini kaybetmeden daha genç bir duruma geri yüklenebildiler.

Bunların faydası şu oldu fareleri öldürmedik. Tümör de üretmeden gençleşmeleri yakaladık.

Juan Carlos Izpisúa Belmonte

2020 yılında, Stanford’dan bir ekip artritik eklemden alınan kıkırdak için Düşük dozda Yamanaka faktörlerini uygulayabileceklerini buldu. Bu hücrelerin yaşını tersine çevirdi ve iltihabı hafifletti.

Yaşlanmayı durdurmak, insan üzerinde testler!

Bu teknolojilerin bazıları yaygın kullanım için onaylanmadan önce yıllarca sürecek güvenlik ve etkinlik testi gerektirir. Ama yaşlılığı durdurmak için umut vaat eden diğer onaylanmış teknolojiler de vardır.

Bu teknolojilerin her biri meyve sineklerinin ömrünü ortalama %11 oranında uzatmıştır. Meyve sinekleri birlikte ele alındığında en fazla % 48 daha uzun yaşadılar.

Aynı yıl, farklı bir grup bilim adamı farklı bir teknoloji karışımıyla başarı bildirdi. Bu kez insanlarda test edildi.

Araştırmacılar insan büyüme hormonu rHGH kombine ve steroid DHEA kombinasyonu ile sonuç almaya çalıştılar. Bu konuda çalışmalar ve gelişmeler devam etmektedir.

Yaşlanmayı durdurmak, gelecek stratejileri;

Yaşlanmanın yedi günahı biliniyor. Zaten bu yedi farklı hasar türünün nasıl onarılabileceğine yönelik stratejilerimiz var.

Yaşa bağlı her türlü hasar onarılabilir olduğunda, yüzüncü yıllarımızda bile 25 yaşındaki genç bir vücuda geri dönebileceğiz.

Yaşlanmayı durdurmak, Dijital Ölümsüzlük;

Yaşlanma çare bulsak bile, insanlar hali hazırda kaza ve yaralanmalar sonucu ölecektir. İnsanlar sonsuza dek öldürülüp kaybedilebilir.

ABD Sigorta Bilgi Enstitüsü, 2018 yılında ABD’de bir kişinin yaralanmadan dolayı ölme ihtimalinin 1.334’te 1 olduğunu tahmin ediyor.

Önümüzdeki N yıl         |      Yaşam olasılığı:
N = 1                                    99.925% — veya — 1’de 1.001
N = 10                                  99.253% — veya — 1’de 1.008
N = 100                                92.778% — veya — 1 in 1.078
N = 1.000                             47.254% — veya — 1 in 2.116
N = 10.000                           0.0555% — veya — 1,801

Yani yukarıda ki tabloya bakarsak, biyolojik olarak ölümsüz olsak bile, kaza ve yaralanma riski göz önüne alındığında, 1.800 kişiden sadece bir tanesinin 10.000.yaş gününü görmesi beklenebilir.

Hepimizin tecrübe ettiği gibi, önemli dosyaları yedeklemediğimizde, onları kaybedebiliriz.

Peki ya beynimizi yedeklemek?

Beyninin dijital yedeği olduğu sürece her kazadan kurtulabilirsin. Nanoteknoloji, eski bedenin ve beyninin tamamen yok edilmesinden sonra bile seni tekrar bir araya getirebilir.

Ölüm veri kaybıdır!

Asırlık ölümsüzlük arayışı, daha sonraları uzun vadede göreceli olarak veri koruma sorunu yaratacaktır.

Aslında zaten beyinleri otomatik olarak tarayıp sayısallaştıracak teknolojiye sahibiz. 2006 yılında Harvard Beyin Bilimleri Merkezi’nde araştırmacılara liderlik eden moleküler ve hücresel biyoloji profesörü Jeff Lichtman ve daha sonra Beyin Koruma Vakfı’nı kuran öğrencisi Kenneth Hayworth tarafından öncülük edilmiştir.

Bu teknoloji o zamandan beri ticari hale getirilmiştir. 2020 yılında, Janelia ve Google’ın Connectomics Research Group’tan araştırmacıların işbirliğiyle bir meyve sineğinin beynini dijitalleştirmek için kullanıldı.

Google’ın gelişmiş AI ve görüntü işleme algoritmaları, otomatik olarak elektron mikroskopları ile alınan taramaları, beyin devrelerini üçboyutlu canlandırmak için kullandı. 25.000 beyin hücresi ve 3 milyon sinirsel bağlantıdan oluşan bir kablo ağı diyagramı üretti.

Bu çalışmada, bir asırdan faladır süren anatomistlerin hayali gerçekleştirildi. Karmaşık bir beyin ve sofistike davranış içeren bir hayvanın merkezi beyininin içi incelendi. Burada tüm nöronlar ve beyin oluşturan tüm hücre tiplerinin tam bir nüfus sayımı var. İçinde ikamet ettikleri bölgelerin kesin bir atlası ve nasıl bağlandıklarını temsil eden bir grafik…

Dijital Sinek Beyni!

Meyve sineklerinin beyin devreleri sadece 26 MB, bir CD’nin yaklaşık % 3.5 kadar yer kaplarlar. Ama insan beyninin devrelerinin eşdeğer bir sayısallaştırılmasının 20 PB, yaklaşık bir milyar kat daha fazla depolama alanı olacağı ya da günümüzün en büyük sabit disklerinden 1.000’ini gerektireceği tahmin ediliyor.

Böyle bir beyin kaydı bu günün fiyatları ile sadece sabit diskler için 300.000 $ üzerinde mal olacak. Ama bit depolama maliyeti her 15 yılda 1.000 kat azalıyor.

Eğilim tutarsa, 2035 yılına kadar 300 $ gibi bir maliyetle beyin yedekleme yapılabilir.

Uzun ömürde artış trendi;

1900 yılında, Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşam beklentisi 47 yıldı. 2000 yılına gelindiğinde 75 yıla yükselmişti – bir yüzyıl içinde 28 yıllık bir artış.

Ömür Artışı Eğilimi Grafiği
Ömür Artışı Eğilim Grafiği

Başka bir şekilde söylersek 20. yüz yılda her yıl ömrümüz 3 ay artıyor!

Eğer gelecekteki teknoloji yaşam beklentisinin yılda 12 ay büyümesini sağlarsa, insanlık teknolojik ölümsüzlüğe ulaşacak.

Sonsuza dek yaşayacak kadar uzun yaşamak!

Gelecekte dijital ölümsüzlük!

Teknoloji tarihini analiz ettiğinizde, teknolojik değişimin düşünülenin ‘sezgisel doğrusal’ aksine  olarak üssel olduğu görülmektedir. Bu yüzden 21. yüz yılda 100 yıllık bir ilerlemeyi değil 20.000 yıllık bir ilerlemeyi yaşayacağız (Bu günün gelişme hızıyla) ! Ray Kurzweil

Aubrey de Gray de şu kavramı icat etti: uzun ömür kaçış hızı.

Bugün teknolojik ölümsüzlüğe sahip değiliz. Ancak, bunun gerçekleşebileceği gelecek zamana kadar yaşayacak kadar genç olabiliriz. Bu yol boyunca bize teknolojik ölümsüzlük noktasına ulaşmak için yeterli ekstra zaman verecek teknolojilere sahip olabiliriz.

Bence 1000’e kadar yaşayan ilk kişi şu anda 60 yaşında olabilir. Aubrey de Grey 2004

2004’te kaç yaşındaydın? Eğer 60 yaşından büyüksen, Grey’e göre ileride 1000. yaş gününü kutlayabilecek kadar uzun yaşayabilirsin!

Yaşlanmayı durdurmak ve SONUÇLAR!

Her kültürde ölümsüzlük hayalinin bir adı vardır: Amrita, soma, ambrosia, tanrıların nektarı, yaşam ağacı, yaşam iksiri, filozof taşı, gençlik çeşmesi vb.

Yaşlanmayı durdurmak, Gençlik çeşmesi!
Gençlik çeşmesi!

Hepsi aynı rüyayı temsil ediyor: yaşlılık ve ölüm kaderinden kaçmak.

Modern tıp gerçek bir gençlik çeşmesi bulmanın eşiğinde.

Organizmaların yaşam sürelerini on kat uzattık, insanların yaşlarını tıraş etmek için yeni teknolojiler kullanıyoruz. Hücreleri gençleşmeye yeniden programladık ve bir gün dijital ölümsüzlüğe olanak sağlayacak araçlar geliştiriyoruz.

Yaşlanmayı durdurmak | Bunu yapabilir miyiz?

2005 yılında MIT, moleküler biyologlara Aubrey de Gray’in Mühendislik Stratejileri’nde (SENS) bir kusur bulmaları için meydan okudu. En iyi delili ortaya koyabilecek kişiye 20.000 dolar ödül teklif ettiler.

Buna rağmen, jürinin görüşüne göre ” Hiç bir meydan okuyucu tez SENS’i çürütemedi.

Genleri yönetmek ve ötesi!

Feynman’ın sözü bugün de söylediği gibi doğrudur: “Biyolojide ölümün kaçınılmazlığını gösteren henüz hiçbir şey bulunamadı.”

Bu ölümsüz türlerin keşfi ile doğrulanmıştır aslında – onlar yaş ile birlikte gelen tüm hasarı onarmak mümkün olduğunu göstermektedir. Yapılabileceğini biliyoruz. O zaman bunu nasıl yapacağımızı anlamamız an meselesi.

Yaşlanmayı Durdurmak! Peki bunu yapmalı mıyız?

Aslında daha önemli olan soru bunu yapıp yapamayacağımız değil, bunu yapmalı mıyız?

Bazıları, bu tür güçleri kullanmanın doğal olmadığını, Tanrı’yı oynamanın, aşırı nüfus ve kaynak tükenmesine yol açacağını söyler.

Yaşam uzatma doğal değildir!

Bu açıdan bakıldığında, kitaplardan, klimaya, sabuna kadar her teknoloji doğal değildir. Ama doğal sınırlarımızı zorlamak ve aşmak bizim doğamızdır.

Bu kadar acıya neden olurken yaşlanmayı durdurmak konusunu neden bırakalım ki?

Ölümü ve bu doğal döngüyü aşacağız. Biz sadece asma üzerinde üzüm değiliz-biz ortaya çıkan bu doğal sürecin üstesinden geleceğiz. Evet, doğadan geldik, ama gerçek dünyada ortaya çıkan zihnimizden gelen teknolojimizin gücüyle onu aşacağız.

Ray Kurzweil

Yaşlanmayı durdurmak! Aşırı nüfus artışı!

Romalı filozof Lucretius iki bin yıl önce ölümün iyi olduğunu, çünkü bir sonraki nesle yer açıldığını savundu.

Güzel bir zarafetle yukarıya çık! Oğulları için yer açmak için böyelesi gerekir.
Haklı olarak, böyle bir fantezi yaşanır.
Eski yeni tarafından kalabalıklara yol verir ve
insanlardan gelen her şey onarılır. Titus Lucretius Carus

Ancak bu akıl yürütme, ölümü yok etmenin kaçınılmaz bir şekilde aşırı nüfusa, aşırı kalabalığa, kaynak tükenmesine ve çevresel yıkıma yol açacağı düşüncesi, teknolojinin mümkün kılacağı şeyleri görmezden gelmektir.

Devam eden aşağıdaki tarihten gelen örneğe de bir bakalım;

200 yıl önce daha iyi bir hijyenle bebek ölümlerini nasıl azaltabileceğinizi çözmüş bir bilim adamı olduğunuzu varsayalım. Bu konuda bir konuşma yaptığınızda ve birisi arkada ayağa kalkar ve der ki, “Durun, bunu yaparsak bir nüfus patlaması olur!” ve sen de “Hayır, her şey yoluna girecek çünkü seks yaptığımızda hepimiz bu saçma kauçuk şeyleri giyeceğiz” diye cevap verirsen kimse seni ciddiye almazdı. Ancak şimdi ne oldu – kauçuk şey yaygın olarak kabul edildi ve bebek ölümleri düşmeye başladı.

Aubrey de Grey

Teknolojik Çözümler,

Nanotıp ve dijital ölümsüzlüğü sağlayan teknolojiler, aşırı nüfus, aşırı kalabalık ve kaynak tükenmesi sorunlarını çözebilir ve aynı zananda dünya insan nüfusunun milyonlarca kat artmasına da olanak sağlayabilen araçlardır.

Gıda yetiştirmeye yaklaşımımız son derece verimsizdir. Her insanı beslemek için bir dönüm tarım arazisi gerekiyor. Bir günde, bir dönüm tarım arazisi ortalama 663.674 watt güneş enerjisi alır.

Eğer bu enerjiyi doğrudan gıda sentezlemek için kullanırsak, örneğin nanoteknoloji ile 6.858 kişiyi besleyebiliriz!

Gıda sentezi teknolojisi, çevre üzerindeki ayak izimizi önemli ölçüde azaltmamızı sağlarken, aynı zamanda çok daha fazla insan nüfusunu da destekleyecektir.

Yaşlanmayı durdurmak, peki ya aşırı kalabalık!

İnsanlık, görünüşe göre biraz fazla yer kaplamıyor. Dünyadaki her insan, 7.8 milyarımız bir mil küplük bir binaya sığabilir ve bu binaların 1.000 tanesi büyük kanyona sığar.

Bugün aşırı nüfus ve kaynak tükenmesi ile karşı karşıya olmamızın nedeni, gıda üretimimizin çok fazla yer ve enerji israf etmesidir.

Zihin yükleme gibi gelecek teknolojiler, sadece sanal gerçeklikte her kişiye sınırsız alan sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda insanların her yerde yaşamasını da sağlayacaktır. Örneğin: Ay’da.

Ölümsüz insanların gelecek nesilleri ayda yaşayabilir.

Ay 13.000 Terawatt güneş enerjisi alır. İnsan beyni 20 watt güç kullandığından, bu 650 trilyon insan ruhuna güç sağlamak için yeterli enerjidir — Dünya’nın şu anki nüfusunun 83 bin katı.

Dünya’yı terk edip çevrenin iyileşmesine izin verebiliriz.

Belki de bu zaten olmaktadır.

Yaşlanmaya Dur, Diyebilecek miyiz?

Bunu yapacak mıyız?

Denemek için zorlayıcı nedenler var ama iyi tarafı getirileri de çok büyük.

Üzerinde çalışan insanlar var.
Birçok kuruluş yaşlanmayı durdurmak üzerine çalışıyor.

Bunlardan bazıları; SENS araştırma vakfı, Google destekli Calico, Human Longevity, Harvard’dan Paul F. Glenn Yaşlanma Biyolojisi Merkezi, UCLA Moleküler Biyoloji Enstitüsü, Amerikan Anti-Aging Tıp Akademisi, BioViva, Turn Biotechnologies, Unity Biotechnology, The Methuselah Foundation ve Age X…

Bunu yapmalı mıyız?

Belki de asıl soru, yapamaz mıyız, ya da yapmalı mıyız ama bu biz miyiz?

Her gün 100.000 kişi yaşa bağlı hastalıklardan ölüyor. Bu insanları kurtarmak için ahlaki bir zorunluluğumuz yok mu?

Yaşlanmayı durdurmak, Bunu Yapacağız!

Hangi yaşlı insan daha genç olmak istemez ki? Hangi hasta sağlıklı olmak istemez ki? İnsanlık ne zaman mümkün olan bir şeyi denemedi?

Gençliğin geri getirilmesi ve ömrünün uzatılması için yoğun bir talep var. Belki herkes bunu için uğraşmayacak ama bazıları yapacak. Bu gezegende insanlara 120 yıldan daha uzun süre kalma seçeneği sunulacaktır.

Bunun anlamı, eğer teknoloji izin verirse ve yeterince zengin olursanız yeterince uzun yada sonsuza kadar ya da en azından istediğiniz kadar uzun süre yaşayabilirsiniz.

Ama bu gezegendeki ve bu evrendeki yaşamı uzatmaya çalışmak gerekli mi? Duruma göre değişir. Peki ölüm bir son mu? Ölümden sonra yaşam var mı?

Hiç kimse sürekli yaşlanarak sonsuza kadar yaşamak istemez, her yaşın bir güzelliği vardır sözü ne kadar doğrudur. Ama biz hep  genç kalmayı istiyoruz. Fakat aslında ölüm: cevapsız soruların en güzel cevabıdır!

semihbulgur.com 

 

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı