Sağlık

Toplum ve cinsellik, mahalle baskısı, yanlış bilinenler! Uzmanlardan bilgiler

Toplum ve cinsellik, mahalle baskısı, yanlış bilinenler! Uzmanlardan bilgiler | Toplumda Cinsel Cahillik ile ilgili araştırmalar, işin biyolojisi veya fizyolojisini ortaya koyan kesin çalışmalar değildir. ABD gibi toplumlarda dahi bu gibi çalışmalara yeni başlandığı düşünülürse, kimse de bu konuda ülkemizde böyle çalışmaların bulunmadığından şikayette bulunamaz!

Ülkemizde yayınlardan bu konuda elde ettiğimiz bilgiyi sizinle paylaşacağız. Fakat bundan önce bize ait çok önemli bir özelliği sadece şahsi görüş olarak vurgulamak isterim. Görüşümün doğru olup olmadığı tartışmaya
açıktır.

Toplum ve cinsellik: Mahalle baskısı,

Batı ülkelerinde çocuklar materyalist dediğimiz zihniyetle yetişmekte ve bu yolla kişilik verilmektedir. Başka deyişle anne-baba, çocuğu biat, güç gibi etrafa karşı soyut silahlanma vererek yetiştirmektedir! Bundan geriye kalanı toplumun etkisi altında çocuğa bırakmaktadır.

Çocuğun veya gencin kişiliği ona göre oluşmaktadır. Yani her koyun kendi bacağından asılır prensibi güdülmektedir. Yani çocuk gençken, yukarıdaki şartlara göre hayatta kendi yolunu kendi çizer denmektedir.

Toplum ve cinsellik: Geç gelen öz güven,

Ülkemizde konu böyle değildir. Aile en büyük müessesedir. Çocuk, genç ailenin formasyonunu bir anlamda ülkenin formasyonunu almak mecburiyetindedir. Böyle olunca tam kişiliği belki 30 yaş civarında aile kurup toplumda yerini aldıktan sonra oluşmaktadır.

Toplum ve Cinsellik, Cahillik;

Genel olarak hala töre ön plandadır ve kişi formasyonunu en azından dış görünüşü ile ananelere göre şekillendirmek durumundadır. Herkes kabul eder ki, düşünce özgürlüğü olsa bile çoğunluk bu durumdadır. Bu cinselliğe ve cinsel sorunlara yaklaşımda da aynıdır.

Toplumda Cinsel Problemler ve ilgili suallerin cevaplarını tartışalım. Şimdiye kadar çeşitli ülkelerin elde ettiği deneyimlere bakılırsa bu sorulara cevap vermek o kadar kolay değildir. Her toplumun kendi töre, gelenek, görenekleri ve dinsel yapısı vardır.

Bu da hesaba katılırsa sorulara cevap bulmak oldukça zordur.

Cinsel espri,

Bir İngiliz doktor İngiltere’de cinsel eğitim söz konusu olduğu zaman şöyle demiştir.

“Acaba bu konu edebiyat dersinde mi, yoksa biyoloji dersinde mi anlatılmalıdır.”

Esprinin altında yatan anlam düşündürücüdür. Ülkemiz için gençlerin cinsel konularda eğitimine girmeden önce
bir gerçeği vurgulamakta yarar vardır.

Cinsiyet konusu hiç kuşku yok ki, bir sağlık konusudur. Hemen akla şu sual gelmektedir: Acaba bu konu bilimsel açıdan hekimlerimize okutulmakta mıdır? Tıp fakültelerimizde şu anda hiçbirinde bu eğitim yapılmamaktadır.

Toplumda Cinsel Problemler;

Acaba derde deva bulacak hekimlerimiz bu konuları nereden öğrenmektedir veya öğreneceklerdir. ABD’de bu
konuda eğitime ilk başlayan bir tıp fakültesi mevcuttur. 1952 yılında içinde bir ünite kurarak işe başlayan  Pensilvanya Tıp Fakültesi olduğunu görüyoruz.

Hekimlere cinsel eğitim,

AB’de 1974 yılına kadar bu eğitim 2-3 tip fakültesinde yapılmıştır. Yani bugün 06 tıp fakültesinde ders programı içine girmiş ve okutulmaktadır. (Bowmen-Gray, 1952) (Sexuel behavior and marrige Coansoling).

Ayrıca görüyoruz ki, 1975-1977’den sonra da jinekoloji kitaplarında bu konuda bölümler ayrılmıştır. Cinsel organların fonksiyonu ve dış fonksiyonu üzerinde yorumlar yapılmaya başlamıştır. Keza aynı şekilde Avrupa’daki yayınlarda da bu yıllarda klasikleşme görülmektedir.

O halde gelişmiş ülkelerde dahi hekimler bilimsel olarak bu konuyu öğrenmeye ve tartışmaya son 10-15 yıl içinde başlamışlardır. Okullarda ve gençlerin eğitimine gelince ilk defa okullarda eğitim 1917 yılında Rusya’da başlamıştır ve 1948’de bırakılmıştır.

Çünkü, durum bekleneni vermemiş, sonuç toplumsal açıdan olumsuz olduğuna kanaat getirildiğinden bırakılmıştır.

Toplum ve cinsellik!
Toplum ve cinsellik!

Okullarda cinsel eğitim,

Okulda eğitim konusunda Batı ülkelerinin öncüsü de İsveç’tir. Şimdi ABD başta olmak üzere ileri ülkelerde gençlere bu konuda okullarda eğitim yapılmaktadır. Bunun yanında okul eğitimi yöntemi doğru mudur, değil
midir? Bu konu tartışmaya ihtiyaç göstermektedir.

Eğitimin getirdikleri ve götürdükleri, metotların doğruluğu, yanlışlığı tartışılmakta ve tartışılacaktır da.

Bir örnek verilirse: İsveç’te bu işe başlarken bir karma engelliler okulunda yıl sonunda kızlarda 3 adet illegal gebelik görülmüştür. Eğitimciler okulda eğitim yapılarak bu durumun giderilebilmesini sağlayabilirler miydi?

Cinsel mahalle baskısı, süper egonun kontrolü altında toplumda cinsel sorunlar olarak ele alınmalıdır:

Toplum ve cinsellik: Gençlerde cinsel sorunlar, Ailede cinsel sorunlar.

Bu iki grubu birbirinden ayırt etmek aslında cinsel sorunlar açısından o kadar kolay değildir. Sorun zaman meselesidir. Konuyu üIkemiz toprakları içinde ele almak isteriz.

Bilindiği gibi son yıllarda süratli sosyal, kültürel, eğitimsel gelişmeler yaşanmaktadır. Bu sebeple ülkemizin toplum
yapısında son derece farklar gösteren kesimler ortaya çıkmıştır. Gençlik yalnız bu ülkede üniversite gençliği değildir.

Toplum ve cinsellik: Eğitim ve cinsellik,

Aileler de yalnız aydınların veya eğitilmişlerin kurduğu aileler değildir. Bence o nedenle konu temel olarak ele alınmalıdır. Burada size takdim edilecek bilgi diğer ülkelerle karşılaştırmalı olacaktır.

Cinsel sıkıntı

Bilindiği gibi genç şimdi gençtir ama aile kuracaktır veya hatta kurmuştur da. Cinsel sorunlarını da cesaret edip söyleye bilir mi? Eğer söylerse çekinmeden danışabileceği, şikayet edebileceği ve cevap alabileceği Türkiye’de bir tek kişi vardır. O da hekimdir.

Cinsel Mahalle Baskısı;

Kadın doğum uzmanı, ürolog veya bu işte uzman psikiyatristtir. Özellikle eğitilmemiş kişiler
için psikiyatrist en sonra gelmektedir. Toplumumuz çok hızlı değişmektedir. Bunun nedeni, gittikçe yayılan
eğitim, kitle iletişim araçları (TV , radio, gazete v.b.) sanayileşme, ekonomik gelişim, dış ülkelerle ilişkiler, siyasi yapımız vb. dir.

Toplum ve cinsellik: Sorunları paylaşmak,

Acaba cinsel konularda bu değişikliklere ayak uydurabiliyor muyuz? Yani bu değişiklikler, cinsel konulara yansıdığında toplumumuzdan ne alıp götürüyor? Veya getirdiğini bilimsel açıdan inceleye biliyor muyuz?

Bu konuda ülkemizde yapılmış bazı çalışmaları zamanı gelince aktarmak istiyoruz. Ama hemen başta söylemeliyiz ki, bu çalışmalar çok iyi niyetli ve cesarette yapılmıştır. Buna rağmen gerçeklere ne derece ulaşmıştır ve ne kadar kapsamlıdır? Tartışılabilir. Çünkü toplumumuzun bu gibi araştırmalara ne derece açık kalplilikle iştirak ettiği düşünülecek bir konudur.

Cinsel içgüdünün terbiyesi için bilgiler;

1- Cinsel fonksiyon ve disfonksiyon.
2 – Kötü alışkanlıklar ve ilaçlarla cinsellik ilişkileri.
3- Bir çocuk nasıl olur ve doğar (kız, erkek çocuk oluşu)
4- Doğum kontrolü nasıl yapılır?
5 – Cinsel münasabetle geçen hastalıklar.
6- Cinsiyet organlarının hastalıkları.
7 – Gebelikte cinsiyet sorunları.
8- İhtiyarlıkta cinsiyet sorunları (menapoz), andrapoz var mıdır? vb.

Yukarıda belirttiğimiz konularda sadece bilimsel bilgisizlik gence veya bir şahsa ne getirecektir. Ülkemizde ister erkek olsun ister kadın olsun, gerek ruhsal, gerek biyolojik sağlık açısından bu konulardaki bilgisizlikleri yüzünden çaresiz kalmıştır. Hatta lüzumsuz bunalıma girmiş kişilere sık rastlanmaktadır.

Bu, bizim bu konu ile ilgili hekim olarak izlenimimizdir. Bu sorunlardan bazılarını erkekte ve kadında şöyle özetleyebiliriz:

Erkekte:

Erkeklik-kısırlık, cinsel güç-kısırlık ilişkisi, kız çocuk, erkek çocuk sahibi olma sorunları. Prostat ameliyatı ve impotans, cinsel organlarda tümöral hastalık değerlendirilmesi… Adet görme olayı ve bu durumda erkeğin tutumu. İlk gece cinsel münasebet sorunları, cinsel ilişkide kadına zarar verme. Cinsel fonksiyon bozukluğu tarifi, cinsel organlarda şekil, boyut kusurları.

Kadında:

Doğum kontrolü için yanlış seçim, yumurtalık yeri fonksiyonu, sterilizasyon tüp bağlama ve kadına etkileri. MenOpoz, kadın kanserleri cinsleri, meydana gelişlerine etkiler ve korunma, kızlık zarı sorunu, adet görme olayının iç yüzü. (ilk gece münasebeti) cinsel münasebette kendine olacak zararlar, (histerektomi) rahimi çıkarılmışlarda cinsel fonksiyon. Cinsel fonksiyon bozukluğu, cinsel fonksiyon bozukluğuna bağlı kadınlarda ağrılı hastalıkları, menopozda cinsel fonksiyon.

Cinsel içgüdünün terbiyesi;

Başka bir sorunda cinsel konuda eğitim nasıl olmalıdır? Zamanlaması nasıl ayarlanmalıdır?

Çocuktan mı başlamalıdır? Gençten mi başlamalıdır? Yoksa aileye mi verilmelidir? Öğretmen mi eğitilmelidir?
Yoksa özel uzman mı öğretmelidir? Yoksa bu iş tamamen hekimin işi midir? Başka ülkelerde ne yapılmıştır?

Bu kompleks soruların cevabı bize cinsel içgüdünün terbiyesi ve anlaşılmasının yolunu açacaktır.

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Reklam Engelleyici Algılandı

Merhaba. Sitemiz yoğun bir emeğin ürünüdür! Sitede dolaşmak için lütfen Reklam Engelleyicinizi Kapatın.