Sağlık

Şekerden kurtulmak için ne yapmalı? Şekerin zararları nelerdir?

Şekerden kurtulmak için ne yapmalı | Bu sorusunun cevabı oldukça kompleks ve aynı zamanda da basittir aslında. Önce şunu soralım, şeker hastalığını daha başlangıç döneminde engelleyebilmek için ne yapılabilir? Aslında bu soruya karşılık olarak söylenebilecek fazla
bir şey yoktur. Ama şu da bir gerçektir ki, toplumdaki şişman insanların sayısı azaltılabilirse, yaşlı ve erişkin şeker hastalarının sayısında da önemli oranda bir azalma görülecektir.

Şekerden kurtulmak için ne yapmalı?

İkinci Dünya Savaşı sırasında, altı yıllık bir dönem için İngiltere’de tüm besin maddeleri karneye bağlanmıştı. Hiç kimse dilediğince yiyip içemiyordu. Ve bu süre içinde, şeker hastalarının sayısında büyük bir azalma saptandı.

Şekerden kurtulmak için ne yapmalı; Şişmanlıktan uzak dur!

Kuşkusuz, bunun nedeni, şeker ve karbonhidrat tüketimine konan kısıtlamadır. Şunu da akıldan çıkarmamanız gerekir: Aşırı şişmanlık gelişmiş ülkelerde hemen herkesin yaptığı gibi, rafine edilmiş saf şekerin fazlaca tüketilmesiyle birlikte şeker hastalığının ana nedeni değildir.

Ancak bu iki olgu, ailesinden aldığı genlerle şeker hastası olmaya eğilimli kişilerde, hastalığın daha kolay ve daha çabuk ortaya çıkmasını sağlayan etkenlerdir.

Şekerden kurtulmak için ne yapmalı? Genetik yatkınlar daha da dikkatli olmalıdır!

Özellikle genç şeker hastaları, ilk günlerde, bitmez tükenmez insülin iğneleri ve kısıtlamalar nedeniyle hayatlarının altüst olduğunu düşünebilirler ve karamsarlığa kapılabilirler. Ancak, bu kişilere, iki şeyin çok iyi anlatılmasında yarar vardır.

Birincisi, ilk anlarda “korkulu rüya” konumunda bulunan bazı şeyler, örneğin günlük insülin dozları, zamanla tuvalete gitmek ya da uyumak gibi bir alışkanlık haline dönüşecek ve son derece kolay yapılabilen sıradan işler olacaktır.

Şekerden kurtulmak için ne yapmalı? Dikkatli olan bir şeker hastası daha başarılı olabilir.

İkincisi, şeker hastaları, yaşamaya olan bağlılıkları ve kendilerini çok iyi bir disiplin altına almaları nedeniyle, sağlıklı insanlardan çok daha başarılı olabilmektedirler. Atlantik’i kürekle aşmayı başarmış şeker hastaları vardır. Olimpiyat pistleri, şeker hastası olan birçok atletin
büyük başarılarına sahne olmuştur.

Şeker kurtulmak için ne yapmalı?
Şeker kurtulmak için ne yapmalı?

Hepsi de dünya çapında birer politikası olan Kruşçev, Tito ve Mao da şeker hastalığının kurbanları arasındaydı. Sanat dünyası, uzun yıllar şeker hastalığıyla birlikte yaşa mayı başaran H.G. Wells gibi bir dahi yetiştirmiştir.

Ünlü şeker hastaları!

Tüm bu kişiler, başarılarını hastalıklarını çok iyi denetlemelerine ve şeker hastalığını yeterince tanıyarak vücut dengelerini koruyabilmelerine borçludurlar.

Bugün birçok ülkede, Diyabet Cemiyetleri (Şeker hastaları dernekleri) vardır. Bu dernekler, bir yandan hastalarını çeşitli seminerler ile eğitirken, bir yandan da şekerli çocuklara kamplar ve tatiller düzenlemek gibi sosyal etkinlikleri de yerine getirmektedirler.

Bu kamplarda, çocuk hastalar, kendilerinden büyük olan kişilerin hastalığı nasıl yenebildiklerini gözlemlemekte ve kendilerine olan saygı ve güvenlerini tazelemektedirler.

Dahası, öteki tüm hastalıklarda olduğu gibi, şeker hastalığı ile ilgili olarak her türlü araştırma ve bilimsel çalışma da aralıksız sürdürülmektedir.

Gün gelecek, ağızdan hap şeklinde alınabilen insülin de yapılacaktır. Ya da bir gün bir bilim adamı, hastalığın tedavisine yönelik yepyeni bir müjde ile çıkacaktır karşımıza. Bugüne dek yapılan birkaç pankreas nakli ameliyatından gerçi başarılı sonuçlar alınamadı.

Belki de gelecekte şeker hastalığı tarih olacak!

Ancak bundan birkaç yıl öncesine kadar, kalp nakli ameliyatlarının kolaylıkla yapılabileceği, hatta insanlara yapay kalbin de takılacağı söylenseydi kaçımız inanırdık! Tip biliminde, her gün yepyeni
adımlar atılıyor.

Kim bilir, belki çok yakın bir gelecekte, atılan bir adım bize köşeyi döndürecek ve şeker hastalığının kesin tedavisini hemen karşımızda bulu vereceğiz.

Sinirler,

Şeker hastalığının sinirlere ve erkekliğe zulmü kılcal damarlardan başlar. Sinirleri besleyen ince kan damarlarının, dolaşım bozuklukluğundan etkilenmeleri sonucu, sinir sisteminde de bazı
bozukluklar ortaya çıkar.

Bu kan damarlarından bazıları tıkanabilir, bazıları da gittikçe kalınlaşan duvarları nedeniyle sertleşebilir. Sinirsel duyarlılığın azalması sonucu, titreşimleri algılama yeteneği de azalır, özellikle yaşlı kişilerde derideki sıcaklık ya da soğukluk almaçları duyarsız hale gelir.

Sigara içen yaşlı şeker hastaları (aslında içmemeleri gerekir) bazen parmaklarını yakarlar ve haberleri olmaz. Parmaklarının yanmakta olduğu kendilerine söylendiğinde de çok şaşırırlar. Bu kişiler, için en uygun ısı derecesi ılıklıktır. Ilıklık, kan damarlarının genişlemesine yol açar. Bu nedenle, yaşlı insanlar kalın ve yünlü çoraplar, uzun iç çamaşırları giyerler.

Şeker hissettirmez,

Yaşlı bir şeker hastasının bacaklarını sıcak su torbası ya da termofor ile ısıtmamak gerekir. Unutulmamalıdır ki, termofor ya da torbada meydana gelebilecek bir delinmeden dolayı, sıcaklığı duymayacakları için haberdar olamayacaklar, böylece üstlerine akan sıcak su bacaklarını yakacaktır.

Yattıkları zaman elektrikIi battaniye kullanmaları, otururken de dizlerinin üzerine bir battaniye örtmeleri en uygundur.

Erişkin erkek şeker hastalarında cinsel yetersizlik de söz konusudur. Sinirlerin duyarsız hale gelmesi, boşalmayı engeller, hatta atardamarlarının ağır tahribata uğradığı durumlarda erkeklik organının sertleşmesi de mümkün değildir.

Şeker hastalığının sinirlere ve erkekliğe zulmü,

Şekerde ereksiyon sıkıntılı olabilir,

Bu durum, tüm erkek hastalar için söz konusu olmasa bile, her an ortaya çıkabilecek bir tehlikedir. Bu bakımdan eş ve çocuk sahibi olmak isteyen erkek hastaların, ellerini
çabuk tutmalarında yarar vardır.

Şeker gözlere de zarar verebilir.

Retina ya da ağ tabaka, gözün ışığa duyarlı tabakası olduğundan, görme olayında büyük işlevi vardır. Ne yazık ki, diyabetik retinopati nedeniyle şeker hastalarının ağ tabakaları büyük ölçüde zarar görür ve zamanla önemli boyutlara varan görüş kayıpları ortaya çıkar.

Gerçi son zamanlarda, bu komplikasyonun giderilmesi için bazı gelişmeler sağlanmıştır ama, bir şeker hastası, kör olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğunu hiç unutmamalı, göz muayenelerini düzenli bir biçimde yaptırmalıdır.

Bu hastaya, engelleyici tedavi yapılabilme olanağını sağlar. Ayrıca şeker hastalığı ne denli iyi denetlenirse, ağ tabakanın bozulma süreci de o denli yavaşlatılmış olur.

En büyük zarar böbrek ve damarlarda!

Şeker böbrek ve damarlar nasıl geçinirler zararları nelerdir? Saymakla bitmez! Sürekli yüksek şekerle uğraşmak zorunda kalan ve böylece “hep fazla mesai” yapan böbrekler, özellikle şeker hastalığına genç yaşta yakalanmış kişilerde, zamanla büyük tahribata uğrar.

Böbreklerde meydana gelen fonksiyon bozukluğunun göstergesi, sidikte protein bulunmasıdır. Bu, böbreğin artık gerektiği gibi çalışamadığını gösterir ve o noktadan itibaren
bir uzman hekimin işe el koyması gerekir. Böbrek tahribatının sonucunda tansiyon yükselebilir ya da vücutta başka bazı aksamalar ortaya çıkabilir. Tüm bu bozuklukların tıbbi tedavi görmesi zorunludur.

Kan damarları,

Vūcudumuzun şeker hastalığından en çok zarar gören bölümleri, damarlar, özellikle de atardamarlardır. Şeker hastalarının en az yarısında, atardamarların duvarları kalınlaşmıştır. Bunun nedeni, şeker hastasının yaşamı boyunca yüksek yağ asidi düzeyleri ile alçak kan şekeri düzeyleri arasındaki değişkenliktir. Bu iki õnemli düzey arasındaki değişkenliği engellemenin, dolayısıyla damar sağlığını da olabildiğince korumanın tek ve en etkin yolu şeker kontrolünü düzenli bir biçimde sürdürmektir.

Şekerin vücudumuza böbrek ve damarlara zulmü!

Şekerden kurtulma için ne yapmalı? Devamlı kontrol,

İncelemeler göstermiştir ki, iyi kontrol edilen şeker hastalıkları, kötü kontrol edilenler
kadar tahribat yapmamaktadır. Eğer atardamarlar kalınlaşmış ve bunun sonucu olarak da sertleşmişse, ayrıca buna bir de yaşlılık eklenmişse, dolaşım yetersizliğinden kaynaklanan sorunlar da kapıda demektir.

Kalp ve damar ağrıları ile “koroner trombosis” denilen kalp krizleri, şeker hastalarında çok rastlanılan şikâyetlerdir. Bu tehlikeler nedeniyle, şeker hastası, sık sık tansiyonunu ölçtürmeli, vücut ağırlığını dengede tutarak aşırı kilo almanın önüne geçmelidir. Yaşlı hastalarda, kollar ve bacaklardaki kan dolaşımı azalacağından, daha çok ve daha kolay üşüdükleri gözlemlenir.

Şekerden kurtulmak için ne yapmalı? Şekerin zararları nelerdir?Şekerde ayak bakımı çok önemlidir!

Yaşlı hastaların ayak bakımları da uzman kişilerce yapılmalıdır. Zira eğer tırnakları kesilirken, bir
yaralanma olursa, hem mikrop kapma olasılığı çok yüksektir, hem de bu yaranın kapanması çok zordur. Aslında ayaklarda meydana gelebilecek tüm yaralar, örneğin ayakkabı vurukları, hem zor tedavi edilir, hem de mikrop kapmaya son derece mūsaittirler.

Ender de olsa, iyice kötüleşen bazı ayak yaraları, kangrenle sonuçlanır ki, bu da ayağın kesilmesi demektir. Böyle bir durumu engellemenin tek çaresi ise ayak bakımında son derece dikkatli olmaktır.

Seker hastalarının bir şanssızlığı da şudur: Atardamarlardaki tahribat ilerledikçe, bundan en çok gözün arka kısmındaki retina tabakasındaki küçük kan damarları etkilenir.

Şekerden kurtulmak için ne yapmalı? Şekerin zararları nelerdir? SORUNLAR VE KOMPLİKASYONLAR,

Şekerin komplikasyonları ve hamilelikte şeker konusunda önemli bir sorun ameliyat ihtiyacıyla karşılaşmaktır.

Ameliyat, şeker hastalarında tıpkı, normal insanlar gibi, Allah korusun, trafik kazası geçirebilirler.
Kısacası, bir şeker hastasının da hepimiz gibi, bir gün bir cerrahın bıçağı altına yatması gerekebilir. Gerçi, bir şeker hastasının ameliyatı biraz karmaşıktır ama, bu yine de ameliyatı korkulacak bir olay haline getirmez.

Ameliyat, vücut üzerinde bir şok etkisi yapar. Bu nedenle vücut hücrelerinin kendilerini yenileyebilmeleri için enerji gereksinimleri de artar. İşte bu yüzdendir ki, bir şeker hasta
sına ameliyata alınmadan önce fazladan glikoz verilir. Ameliyatta sonra da kan şekerinin denetlenebilmesi için uygun miktarda insülin enjekte edilir.

Şekerden kurtulmak için ne yapmalı? Şekerin zararları nelerdir? Hamilelik ve aile planlaması,

Şeker hastalığına yakalanmış bir kadın da, tıpkı normal bir kadın gibi anne olma iç qüdüsüne sahiptir. Ancak, hamilelik de kendisi için hayli risklidir. Zira ana rahmindeki bebek, annenin kan şekeri ve insülin düzeylerini sürekli olarak azaltır ya da çoğaltır. Bu nedenle, hamilelik döneminde, annenin sürekli olarak doktor kontrolünde bulunması gerekir.

Eğer anne hamilelik öncesinde günde bir kez uzun süreli etki gösteren insülin iğnesi yapıyorsa, bu, günde iki hatta duruma göre üç kez yapılan kısa sürede etkili, eriyebilir insülin enjeksiyonu ile değiştirilmelidir. Hamileliğinin belirli dönemlerinde günde dört kez sidik ölçümü, iki kez de kan testi yapılmalıdır.

Şekerin komplikasyonları ve hamilelikte şeker,

Hamilelik ve şeker sürekli takip ister!

Kadın doğum doktorları, genellikle hamile hastaların, hamileliğin son üç ayında hastaneye yatırırlar. Bu hem annenin hastalığını kontrol altında tutmak, hem de bebeğin normal gelişimini sağlamak açısından yararlıdır. Bazı durumlarda, iki ya da dört hafta erken doğum yaptırılması, hatta sezaryen uygulanması zorunlu olabilir.

Doğum kontrol daha iyi!

Ancak, tüm bu uygulamaların nedeni, sağlıklı bir anne ve sağlıklı bir çoçuk elde edebilmek içindir. Şeker hastası olan bir kadın, koruyucu olarak doğum kontrol hapı kullanabilir. Ancak bu hap içindeki hormon dozajı, amacı sağlamaya yetecek miktardan fazla olmamalıdır. Zaten bu, şeker hastası olsun ya da olmasın, tüm kadınların dikkat etmesi gereken bir konudur.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Reklam Engelleyici Algılandı

Merhaba. Sitemiz yoğun bir emeğin ürünüdür! Sitede dolaşmak için lütfen Reklam Engelleyicinizi Kapatın.