Sağlık

Koroner Kalp Hastalıkları Belirtileri, Teşhis ve Tedavi Uzman Tavsiyeleri

Kalp sağlığında koroner hastalıklar!

Koroner Kalp Hastalıkları Belirtileri, Teşhis ve Tedavi Uzman Tavsiyeleri | Koroner arterler kalbimizi besleyen ve ona fonksiyonlarını yapabilmesi için gerekli oksijen ve besin maddelerini taşıyan kan damarlarıdır. Bu damarların duvarında meydana gelecek bir zedelenme; yağ ve kireç birikmesi damar çapını daraltır ve damar içerisin
den yeterli kan geçemez.

Koroner Kalp Hastalıkları; Damar daralması,

Bu damarların beslediği kalp adalesi ise iyi beslenmediği için zayıf düşer veya ölür. İşte koroner arterlerin bir
veya birkaçında daralma veya tıkanma sonucunda ortaya çıkan hastalıklara koroner arter hastalıkları adını vermekteyiz.

Koroner arter hastalıktan bugün bütün dünyada ölüm nedenlerinin başında gelmektedir.

Balonla kalp damarı açma

Vücuttaki diğer atardamarlar gibi koroner arterlerin iç yüzeyinde endotel denilen bir zar, bunun dışında adale lifleri bulunur. Normalde damarlar elastiktir, sinirsel ve hormonal mekanizmalarla bu damarlar bükülüp gerektiğinde de genişleyebilmektedir.

Koroner Kalp Hastalıkları; En ölümcül hastalık,

Arterlerin hastalıklarında damarın bir bölümü veya bütününde duvar kalınlaşır, damar elastikiyetini kaybeder, iç zarda meydana gelecek bir zedelenme buraya pıhtıların birikmesine ve damarın daralmasına veya tıkanmasına sebep olur.

Koroner Kalp Hastalıkları,

Arterlerde daralma veya tıkanma meydana getiren en önemli hastalıklardan biri arterioskterosistir. Halk arasında damar sertiliği diye bilinen hastalık budur. Bundan başka koroner arterler
iltihabi hastalıklar sırasında iltihaplanabilir.

Ayrıca nadiren vücudun başka bölümlerinden kopup gelen bir pıhtı da koroner arterleri tıkayarak fonksiyonlarını bozabilir.

Koroner kalp ve damar hastalığı olarak Arterlosklerosis sinsi bir damar hastalığıdır. Çocukluk devresin
de başlayarak ilerler. Belirtileri ise genellikle orta ve ileri yaşlarda ortaya çıkar.

Arteriosklerosiste damar cidarında aterom adı verilen bir plak oluşur. Aterom plagi lipid (yag) kan pıhtısı, kireç ve bağ dokusundan yapılmıştır. Lipid, pıhtı ve kireç yumağı anormal bir şekilde damar duvarına yapışmakta ve damar cidarını kalınlaştırarak lümenin daralmasına ve tıkanmasına sebep olmaktadır.

Şimdiye kadar bir çok teoriler öne sürülmesine rağmen damar cidarında aterom plağının nasıl oluştuğu henüz kesin olarak aydınlatılamamıştır. İlk olarak damarın iç yüzeyinde bir zedelenme, harabiyet ve parçalanma
olmaktadır.

Kalp ve damar ilişkisi,

Damar yüzeyinin yaralanmasına ise damar içindeki basınç değişiklikleri, yüksek kan basıncı, sigara içimi, hiperkolesterolemi veya hiperlipidemi, bazı kimyasal maddeler, damar duvarının sinirsel ve hümoral faktörlerle şiddetli kasılması, iltihabi hastalıklar, bağışıklık sistemindeki bozukluklar sebep olmaktadır. zedelenmiş yüzeye ise pıhtıların ve bağ dokusunun oturması ile hastalık başlamaktadır.

Yapılan çeşitli araştırmalar koroner arter hastalıklarının birtakım hazırlayıcı faktörlerin varlığında daha çok görüldüğü ortaya çıkmıştır. Bu hastalığın bilhassa kan-yağ seviyesi (kolesterol ve lipld) yüksek, sigara içenlerde ve kan basıncı yüksek olanlarda, genç erkeklerde, ailevi yatkınlığı olanlarda, şeker hastalarında, şişmanlarda daha
çok meydana geldiği yapılan birçok araştırma ile ispatlanmıştır.

Sigara belası,

Hastalığın meydana gelmesini hazırlayan bu faktörlere risk faktörleri adı verilmektedir. Bu faktörleri önem sırasına göre şöyle sıralayabiliriz.

kalp
KALBİN HASTALIKLARI

Koroner kalp ve damar hastalığı;

1. Hiperkolesterolemi-hiperlipidemi (kandaki yağların fazlalığı).
2. Hipertansiyon (kan basıncının yüksekliği).
3. Sigara.
4. Diabetes mellitus (şeker hastalığı).
5. Diğer faktörler (şişmanlık, flziksel aktivite, stres ve genetik faktörler).

Yukarıda saydığımız bu risk faktörlerinin varlığında koronerarter hastalığına yakalanma daha fazla görülmektedir. Risk faktörlerinin azaltılması ile hastalıkların azaldığı ve hastalığın gerileyebileceği birçok hayvan deneylerinde gösterilmiştir.

Koroner kalp hastalıklarının diğer belirtileri, koroner arter hastalığı genellikle eforla gelen tipik ağrılarla başlar. Bazen ani olarak enfarktüs husule gelir. Çoğunlukla enfarktüsten önce birtakım belirtiler olabilir. Ancak hasta bunları önemsemez ve enfarktüsle hastaneye müracat eder.

Çırpınan kalpler,

İlk belirti çarpıntı olabilir. Hasta eforla veya istirahatle gelen çarpıntı hissedebilir ve doktora müracaat edebilir. Bunların dışında eforla nefes darlığı, nadiren yorgunluk hissi de başlangıç belirtileri olabilirler.

Hastalığın ilerlediği devrelerde kalp yetersizliğini gösteren belirtileri vardır. Nefes darlığı belirginleşir. Hem eforda hem de istirahatle de olabilir. Vücutta, karında ve bacaklarda şişmeler husule gelebilir.

Koroner kalp hastalıkları ve diğer belirtileri,

Ağrı genellikle 35 dakikadır. 15-20 dakika sürebilir. 30 dakikaya varan ağrılarda enfarktüs olabilir. Efor veya egzersiz sonucunda çıkmaz, Yani bir kimse gün boyu fizik egzersizden, çok yorulduktan sonra evde dinlenirken ortaya çıkan ağrı, kalp ağrısı değildir.

Kalbi dinlendir,

Bu tip ağrılar, adale ağrılarıdır. Genellikle hanımlarda gün boyu yapılan temizliklerden sonra görülen, göğüs yerin-
de ve sırtta duyulan, günlerce süren ağrılar da angina pectoris değildir.

göğüs ağrısı
Göğüs ağrısı ve kalp

Angina pectoris nefes alıp vermekle geçmez veya artmaz. Derin nefes almakla artan veya derin nefes almayı engelleyen bir ağrı değildir. Ağrı, sağ ve sola yatmakla göğsün ve sol arkaya yapılan hareketlerinde ortaya çıkmaz. Bu hareketlerde artmaz.

Gerçek kalp ağrısı,

Sağa, öne ve göğsün ortasında ve sol tarafta sırtta duyulan ağrıların hepsi angina pectoris degildir. Bu ağrıların bir kısmında göğus boşluğundaki ve göğüs duvarındaki organlar sorumlu olabilir (Örneğin: Kalp ve akciğer zarı, iltihaplanan kaburgalar, sırt kemiklerindeki kireçlenmeler.)

Bu ağrılar genellikle batıcı ve keskindir. Devamlıdırlar, nefes alıp vermekle artarlar. Mide ağrıları, yemek borusu spazmları da kalp ağrısı ile karışabilir. Bu ağrıların süresi daha uzundur. Yemek yemek veya süt içmekle, mide asidini gideren ilaçlarla geçerler.

Boyun ve sırt eklemleri ile alakalı ağrılar da saatlerce sürer, ancak ağrı giderici ilaçlarla geçerler. Hareketlerle artarlar.

Koroner kalp hastalıklarında teşhis ve tedavi, koroner kalp hastalığı uzman hekimlerce hastanın şikayetinin
dinlenmesi, muayene ve uygulanan testler sonucunda teşhis edilebilir. Hastalığın tedavisi ise yine uzman hekimlerce verilecek ilaçlarla ve cerrahi olarak yapılır.

Koroner arter hastalığının şekilleri,

Koroner arterlerde hastalık olduğunda bu üç şekilde ortaya çıkkar
1. Angina pectoris
2. Miyokard enfarktüsü
3. Koroner yetersizliği veya enfarktüsler sonucu kalp adalesinin bozularak kalp yetersizliğinin ortaya çıkması.

Angina pectoris daha önce detaylı bir şekilde anlatıldığı gibi koroner yetersizliğinde göğüste hissedilen ağrıdır. Gerek göğüs ağrısı sırasında gerekse ağrısız dönemde yapılacak muayene ve tetkiklerde ortaya çıkarılır ve tedavisi verilir. Hekimin vereceği ilaçları kullanmalı ve muntazam kontroller yaptırmak yanında hastaların bu hazırlayıcı faktörleri düzeltmelerinde ve ortadan kaldırmasında büyük yararlar olacaktır.

Önce teşhis sonra tedavi,

Koroner arter hastalığı çoğu kez miyokard enfarktüsü ile de karşimıza çıkabilir. Miyokard enfarktüsü bir koroner arterin tıkanması sonucu o damarın beslediği kalp adalesindeki çürümeye (ölüme) denir. Miyokard enfarktüsünün büyük çoğunluktaki sebebi koroner arter hastalığıdır. % 5 vakada da damarlarda hastalık olmadan kalp kapağı hastalıkları, kalbin iltihabi hastalıkları sonucu gelişen küçük pıhtıların koroner arterleri tıkamasına bağlıdır.

Bazı vakalarda da damarlardaki spazm damarı tamamen tıkayarak enfarktüse sebep olur. Miyokard enfarktüsünün belirtileri tıkanan arterin büyüklüğüne, kalbin daha önceki durumuna ve diğer damarların durumuna bağlıdır.

Koroner kalp hastalıkları!
Koroner kalp hastalıkları!

Koroner kalp hastalıkları, teşhis ve tedavi;

Genelde miyokard enfarktüsünün ani olarak başladığı düşünülür. Halbuki vakaların çoğunda çok kısa süre önce öncü birtakım belirtiler bulunur. Bunlar göğüs ağrıları, yorgunluk, efora tahammülsüzIük, bitkinlik, hazımsızlık gibi belirtilerdir.

Bu gibi şikayetler çoğu kez önemsenmemektedir. Bazen hasta bu tür müphem şikayetlerle hekime başvurur. Fakat hastalık tespit edilmeyebilir. Şikayetlerin devamı halinde yeniden hekim kontrolüne gidilmelidir. Ayrıca gerekirse bir takım testler uygulanmalıdır.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir