Mühendislik

Ağır Metaller Nelerdir? Risklere Karşı Ne Yapmalıyız?

Ağır Metaller Nelerdir? Risklere Karşı Ne Yapmalıyız | Ağır metaller yerkabuğunda doğal olarak bulunan bileşikler
olup, bozulmaz ve yok edilemezler. Küçük bir miktara kadar vücudumuza gıdalar, içme suyu ve hava yolu ile girerler. İz miktarda bazı metaller (örneğin bakır, selenyum, çinko) insan vücudunun metabolizmasını sürdürmek için elzemdirler.

Bununla birlikte Ağır Metaller yüksek yoğunluklu (veya oranlı) vücuda alındığında metal zehirlenmesi oluşabilmektedir. Örneğin kontamine olmuş (kirlenmiş) içme suyundan veya ortamdaki havada yüksek oranlı olması halinde veya gıda yoluyla vücudumuza alabiliriz.

Ağır metaller nelerdir?
Ağır metaller nelerdir?

Ağır Metaller Nelerdir? Risklere Karşı Ne Yapmalıyız?

Ağır metaller tehlikelidir çünkü biyobirikime eğilimlidirler. Biyobirikimin anlamı; zaman içinde biyolojik organizmamızda kimyasal birikimin artması demektir. Bu ağır metal bileşikler zaman içinde vücudumuzda birikebilirler ve metabolize edilemediklerinden veya atılamadıklarından yoğunlaşırlar.

Ağır metallerden kaynaklanan gıda zehirlenmeleri çok sık görülmemekle beraber çoğu durum sadece çevresel kirlenme sonucunda meydana gelmektedir.

Böyle bir çevresel kirlenmenin en bilinen örneği 1932-55 yılları arasında Japonya’da meydana gelenidir. 1932’den itibaren, Japonya’da Chisso’s kimyasalları tarafından civa içeren lağım suları Minimata sahiline serbest bırakılmıştır. Civa deniz ürünlerinde birikmiş, daha sonra Minimata halkında civa zehirlenmeleri gözlemlenmiştir. 1952’de, civa zehirlenmesinin ilk kanıtı Japona’da Minimata’da ortaya çıkmıştır. Ve daha sonra Civa ile kirlenmiş balıkların tüketimi sonucunda, 1950’lerde toplam 500 ölüm vakası kaydedildilmiştir.

Alüminyum (AL)

Alüminyum nedir?
Alüminyum nedir?

Alüminyum en yaygın olarak kullanılan metallerden birisidir ve yerkabuğunda en sık bulunan bileşiklerden birisidir. Alüminyum genel olarak zararsız bir bileşen olarak bilinmekle beraber yüksek oranda alındığında, sağlık sorunlarına sebep olabilmektedir.

Alüminyumun, gıdalar, soluma ve deri teması ile yüksek miktarda alınması ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor.

Örneğin:

– Merkezi sinir sistemine zarar.
– Demans.
– Hafıza kaybı.
– Halsizlik
– Ciddi titreme.

Alüminyum, maden ocakları gibi bazı çalışma ortamlarında bir risk olabilir ve suda da bulunabilir. Üretimlerinde alüminyum kullanılan fabrikalarda çalışan insanların alüminyum tozu soluduklarında akciğer sorunlarına yakalanmaları söz konusu olabilmektedir. Alüminyum böbrek hastalarında, vücuda böbrek diyalizi esnasında girerse sorunlara neden olabilmektedir. Alüminyum ve alüminyum oksit tozunun solunmasının pulmoner fibrosise ve akciğer hasarına neden olduğu rapor edilmiştir, kimi zaman Alzheimer hastalığı ile de ilişkilendirilebilmektedir

Ağır Metaller Nelerdir? Antimon (Sb)

Çevrede doğal olarak bulunan Antimon birçok endüstride kullanılmaktadır. İnsanlar Antimona nefes alarak, su içerek ve antimon içeren gıdaları tüketerek, ayrıca toprakla, suyla ve Antimonlu bileşiklerle deri teması ile de maruz kalabilir. Devamlı maruz kalma durumlarında; akciğer hastalıkları, kalp sorunları, ishal, kusma ve mide ülseri gibi ciddi sağlık sorunları oluşabilir.

Antimonun gıda kaynaklı herhangi bir toksisitesi kayıt edilmemiştir.

Arsenik (As)

Ağır metaller Arsenik
Ağır metaller Arsenik

Arsenik, bulunabilen en toksik elementlerden bir tanesidir. İnsanlar arseniğe gıdalar, su ve hava yolu ile ayrıca, arsenik içeren toprak veya su ile deri teması yolu ile de maruz kalabilirler. Gıdalardaki arsenik miktarı, toksisitesi sebebiyle eklenmemiş ise epeyce düşüktür. Fakat balıklarda ve deniz mahsullerindeki arsenik miktarı yüksek olabilir. Çünkü balıklar yaşadıkları sulardaki arseniği emerler. Şans eseri, buradaki arsenik oldukça zararsız olan arseniğin organik formudur. Fakat Arsenigin inorganik formunu önemli miktarlarda içeren balıklar, insan sağlığı için bir tehlike olabilir.

Arseniğe maruz kalma, arsenikle çalışan kişilerde, aşırı miktarda şarap içen kişilerde, korunmuş ahşap içeren evlerde yaşayan kişilerde görülmektedir. Ayrıca geçmişte arsenik içeren böcek ilacı kullanılan çiftliklerde yaşayan kişilerde yüksek olabilmektedir. İnorganik Arseniğe maruz kalındığında, midede ve bağırsaklarda tahriş, kırmızı ve beyaz kan hücrelerinin azalması, deride değişiklik ve akciger tahrişi, önemli miktarda fazla alınmasının cilt, akciger, karaciğer ve lenf kanseri gibi riskleri arttırdığı ifade olunmaktadır.

İnorganik Arsenik!

İnorganik arseniğe çok yüksek miktarda maruz kalma kadınlarda kısırlık ve çocuk düşürmeye neden olabilir. Ayrıca hem kadınlarda hem erkekler de ise deri rahatsızlıklarına, enfeksiyonlara dirençte azalmaya, kalp rahatsızlıklarına ve beyin hasarlarına neden olabilmektedir. Sonuç olarak, inorganik arsenik DNA’ya hasar verebilmektedir. Organik arsenik ise ne kansere ne de DNA hasarına neden olmaktadır.

Fakat yüksek dozlara maruz kalma sinir bozuklukları ve karın ağrıları gibi rahatsızlıklara neden olabilir.

Ağır Metaller Nelerdir? Bakır (Cu)

Bakır birçok çeşit gıdada, içme suyunda ve havada bulunabildiğinden, yiyerek, içerek ve soluyarak önemli bir miktar bakırı vücudumuza alırız. Bakırın emilimi gereklidir. Çünkü bakır insan sağlığı için gerekli olan bir iz elementtir. İnsanların çok fazla bakır alması önemli sağlık problemlerine yol açabilir. Genellikle doğada suda çözünür bakır bileşikleri tarım uygulamalarında kullanımı sonucu ortaya çıkmaktadır. Bakır, korozyona uğramış su borularından da içme suyuna geçebilmektedir.

Havadaki bakir yoğunluğu düşüktür. Bundan dolayı soluma ile bakıra maruz kalma ihmal edilebilir ancak bakır cevherini işleyen dökümcüler bu tehlikeyi yaşamaktadırlar. Bakıra uzun süreli maruz kalma burun, ağız ve göz tahrişine ve baş ağrılarına, karın ağrılarına, baş dönmesine, kusmaya ve ishale neden olabilir.

Bakırın yüksek miktarda alımı karaciğer hasarlarına ve hatta ölüme bile neden olabilir. Bakırın kanserojen olup olmadığı da henüz saptanmamıştır. Kronik bakır zehirlenmesi Wilson Hastalığı ile sonuçlanmaktadır ve karaciğer sirozu, beyin hasarı, böbrek hastalığı ve korneada bakır bırakma ile karakterize edilmektedir.

Baryum (Ba)

Baryum ve riskler!
Baryum ve riskler!

Baryumun doğada, doğal olarak bulunma seviyesi düşüktür. Yüksek miktarlardaki baryum sadece toprakta ve fıstık, fındık, deniz yosunu, balık ve bazı bitkiler gibi gıdalarda bulunur. Gıdalarda ve sularda bulunan baryum miktarı genellikle bir sağlık riskine neden olacak kadar yüksek değildir.

Tehlikeli atık bölgeleri belirli bir miktar baryum içerebilir ve bölgelere yakın yerlerde yaşayan kişiler tehlikeli düzeyde baryuma maruz kalabilirler. Maruz kalma, baryumla kirlenmiş havanın, toprak ve bitkiler ile ve deri teması sonucunda oluşmaktadır. Baryumun sağlık etkileri suda çözünebilirliği ile alakalıdır.

Suda çözünen baryumun çok yüksek miktarlarda alınması felce ve bazı durumlarda ölümlere neden olabilmektedir. Suda çözünen baryumun az miktarda alınması, nefes alıp verme zorluğu, kan basıncının artması, kalp ritmi değişikliklerine, mide tahrişine, kas güçsüzlüğüne, sinir reflekslerinde değişikliklere, beyinde ve karaciğerde şişkinliğe, böbrek ve kalp rahatsızlıklarına neden olabilmektedir. Baryumun gıdalardan kaynaklanan herhangi bir toksisitesine dair henüz bir kayıt bulunmamaktadır.

Ağır Metaller Nelerdir? Civa (Hg)

Civa, çevrede doğal olarak metal formunda, Civa tuzu veya organik Civa bileşikleri halinde bulunabilir.
Metalik Civa çeşitli ev eşyalarında; barometrede, termometrede ve floresan lambalarda kullanılır. Bu aletlerde bulunan civa kapalı olarak haznelerinde bulunduğundan tehlikesizdir. Fakat, termometre kırıldığında buharlaşan civanın solunmasıyla ciddi oranda cıvaya maruz kalınabilir. Bu durum; sinir, beyin ve böbrek zedelenmeleri, akciğer tahrişi göz tahrişi, deri dökülmesi, kusma ve ishal gibi sorunlara neden olabilir. Civa, balık gibi gıdalar yoluyla besin zinciri içerisinde kendilerine yer bulabilir ve yayılabilirler.

BalIktaki Civa miktarı içinde yaşadığı suda bulunan Civa miktarından daha fazladır. Tarlalardaki çevresel kirlenmeden dolayı et önemli miktarda civa ihtiva edebilir. Bitkisel ürünlerde cıva bulunmaz, fakat tarımsal uygulamalar esnasında civa içeren spreylerin kullanılmasıyla sebzelerden ve diğer ürünlerden insan vücuduna taşınabilir.

Civanın insanlar üzerinde ciddi olumsuz etkisi vardır.

• Sinir sistemi bozukluklarına sebep olur. Beyin fonksiyonlarına zarar verir.
• DNA ve kromozomlara zarar verir.
• Alerjik reaksiyonlara, deri isiliklerine, yorgunluğa ve baş ağrısına yol açar.

Ağır metaller civa!
Ağır metaller civa!

Üreme ile ilgili negatif etkiler; spermlere zarar vermek, sakat doğumlar ve düşük doğum gibi. Beyin fonksiyonlarının zarar görmesi, öğrenme bozukluğuna, kişilik değişikliklerine, titremeye, görünüm bozukluklarına, sağırlığa, kas koordinasyon kaybına ve hafıza kaybına yol açar. Kromozomların zarar görmesi ise mongolizme yol açabilir. Gıdalara bağlı civa zehirlenmesi çok nadir olmakla beraber, civadan kaynaklanan neredeyse tüm zehirlenmeler çevre kirliliğine bağlıdır.

Gümüş (Ag)

Metalik zararsız olduğu gibi reaksiyona girmeyen bir maddedir. Aynı zamanda gıdalarda renklendirici olarak da kullanılır (E174). Çözünebilen gümüş tuzlarının, özellikle AgNO3, yaklaşık olarak 2 gram kullanılması yetişkinlerde öldürücü etkiye sahiptir. Gümüş bileşikleri dokular tarafından yavaşça emilir ve bunun sonunda deri mavimsi veya siyahımsı bir renk alır.

Gıdalardan kaynaklanan gümüşe dayalı toksisite vakasına rastlanmamaktadır, zira yoğunlukları çok düşüktür.

Kadmiyum (Cd)

Kadmiyum en çok yerkabuğunda çinko ile birleşik halinde bulunur. Kadmiyum ayrıca endüstrilerde çinko, kurşun ve bakır üretiminin yan ürünüdür. Gübre ve pestisitlerde bulunan kadmiyum doğaya toprak yolu ile girer.
Karaciğer, mantar, kabuklu deniz ürünleri, midye, kakao tozu ve deniz yosunu kadmiyum yönünden zengin gıdalardır.

Tütün dumanı kadmiyumu akciğerlere taşıyan önemli bir vasıtadır. Sigara içen insanlarda akciğerlere temizlenmeye gelen kan ise temizleneceği yerde pislenerek kadmiyumu vücudun diğer kısımlarına taşır. Kompleks oluşturmak için proteinlerle birleşen kadmiyum böbreklere taşınır, böbreklerde birikir ve burada filtreleme mekanizmasına zarar verir.

Bu da, proteinlerin ve şekerin vücuttan atılmasına ile sonuçta da böbrek rahatsızlığına neden olur. Kadmiyumun böbreklerde birikmesinden önce insan vücudundan atılması çok uzun bir süre almaktadır

Kadmiyum toksiktir.

Kadmiyumu akciğerlerde de ciddi hasarlar neden olabilecek toksik bir maddedir. Kan yolu ile karaciğere taşınan kadmiyum, ishal, karın ağrıları ve ciddi kusma, kemik kırılması, üreme bozuklukları, kısırlık ihtimali, merkezi sinir sistemi hasarı, bağışıklık sistemi hasarı, psikolojik bozukluklar, DNA hasarı veya kanser gelişimi ihtimaline neden olabilir.

Kadmiyum nedir
Kadmiyum nedir

Gıdalardan gelen kadmiyum toksisitesi nadirdir ve sadece çevresel kirlenmeden sonra veya kadmiyum miktarı yüksek gıdaların kronik alımından sonra meydana gelebilir.

Kalay (Sn)

Organik kalay bağları insanlar için en tehlikeli olan kalay formlarıdır. Kalay bileşikleri tarım ilaçları, plastik endüstrisi, boya endüstrisi gibi çok sayıda endüstride kullanılır. Organik kalay maddelerinin kullanıldığı alanların sayısı her gün artmaktadır. Organik kalay maddelerinin etkileri çeşitlilik gösterebilir. Trietil-kalay insanlar için en tehlikeli organik kalay maddesidir. İnsanlar kalay bağlarını gıdalarla, solunumla ve deri yoluyla alabilirler.

Kalay bileşiklerinin alınması; uzun dönem etkileri kadar akut etkilere de sebep olabilir.

Akut etkileri:

• Göz ve cilt tahrişleri.
• Baş ağrısı.
• Karın ağrısı.
• Bulantı ve baş dönmesi. Şiddetli terleme.
• Nefes darlığı.
• İdrara çıkma problemleri.

Ağır Metaller Nelerdir? Uzun dönem etkileri:

• Depresyon.
• Karaciğer hasarları.
• Bağışıklık sistemlerinin yetersizliği.
• Kromozomsal zedelenme.
• Kırmızı kan hücrelerinin eksikliği.
Beyin zedelenmesi (asabiyet, uyku bozukluğu, unutkanlık ve baş ağrılarına neden olur).
Fakat gıdalardan kaynaklanan kalay zehirlenmeleri çok nadirdir ve sadece çevresel kirliliklerden sonra meydana gelir.

Kaydedilebilen tek kalay/kursun zehirlenmesi 19. yüzyılın ortalarında gerçekleşmiştir. Kuzey kutbu yolculuğu üyeleri asitli gıdalar içeren kalay konserve kutularından dolayı zehirlenmişlerdir. Konserve kutusunda oluşan asit, kalay ve kurşunu çözerek yolculuk üyelerinin aşırı yüksek metal tüketimine sebep olması zehirlenmenin nedeni olmuştur.

Krom (Cr)

Krom miktarı hava ve suda genellikle düşüktür. İçme suyunda, krom miktarı genellikle düşüktür. Fakat pis kuyu suları tehlikeli olan krom(IV); içerebilirler. Krom(III) birçok sebzede, meyvede, ette, mayada ve tahılda doğal olarak bulunur. Gıda hazırlama ve depolamanın çeşitli yolları gıdanın krom içeriklerini değiştirebilir. Eğer gıda çelik
tankta depolanıyorsa, krom miktarı artabilir. Krom(III) insanlar için gerekli bir besin ögesi olup, eksikliğinde kalp sorunları, metabolizma aksaklıkları ve diyabete sebep olabilir. Ancak çok fazla krom(III) alımı deri döküntülerine neden olabilir. Krom(IV) özellikle çelik ve tekstil endüstrisinde çalışan insanların sağlıklarında risk teşkil etmektedir.
Sigara içen kişiler de krom (IV)’ün toksik zehirlemesi ile karşI karşıyadırlar.

Krom nedir?
Krom nedir?

Krom(IV)’ün neden olduğu diğer sağlık problemleri:
– Deri dökülmeleri.
– Mide sorunları ve ülser.
– Solunum problemleri.
– Zayıflamış bağışıklık sistemi
– Böbrek ve karaciğer hasarları.
– Genetik materyalde değişiklik.
– Akciğer kanseri
– Ölüm.

Ağır Metaller Nelerdir? Kurşun (Pb)

Kurşun yaygın olarak M.Ö. 5000’den itibaren metal ürünleri, kablolar ve boru hatları alanlarında ve hatta boya ve pestisitlerde böcek ilaçları kullanılmaktadır. İnsan vücuduna gıdalardan (65%), sudan (20%) ve havadan
(15%) girebilir.

Meyve, sebzeler, etler, tahıllar, deniz mahsulleri, alkolsüz içecekler ve şarap gibi gıdalar kurşun içerebilirler. Sigara dumanı da bir miktarda kurşun içerir. Kurşun içme suyuna boruların korozyonu yolu ile girebilir. Hatta su biraz asidik ise bu olay daha kolay gerçekleşir. Bu yüzden, genel su işleme sistemlerinde şu an içme amaçlı sularda
pH ayarlaması yapılmasına ihtiyaç vardır. Bilindiği kadarıyla, insan vücudunda kurşun hiçbir gerekli fonksiyonu yerine getirmez. Kurşun yalnızca hasara ve istenmeyen etkiye neden olabilir,

Örneğin:

– Kan basıncında artış.
– Böbrek hasarı.
– Düşük yapma.
– Sinir sisteminde aksama.
– Beyin hasarı.
– Sperm hasarları ile erkeklik verimliliğinde azalma.
– Çocukların öğrenme kabiliyetlerinde azalma.
– Saldırganlık, dürtülerle hareket ve hiperaktivite gibi çocuklarda davranış bozukluğu.
Kurşun, fetusa annenin plasentası yoluyla girebilir ve doğmamış çocuklarda sinir sistemi ve beyinlerinde ciddi hasarlara neden olabilir. Bununla beraber, gıdalardan kaynaklanan kurşun zehirlenmesi son derece nadirdir ve neredeyse sadece çevresel kirlenmelerden olmuştur.

Manganez (Mn)

İnsan vücudunda çok yüksek miktarlarda bulunması zehirli etki yaratabilir. Aslında insanlar, tavsiye edilen günlük alım miktarlarından az alırlarsa sağlıklarını bozulabilir. Ancak yüksek alımlarda da sağlık problemleri oluşabilir.
Manganez içeren gıda maddeleri olarak; ıspanak, çay ve baharatlar ile tahıllar, pirinç, soya fasulyesi, yumurta, fındık, zeytinyağı, yeşil fasulye ve istiridyeyi sayabiliriz.

Manganez zehirlenmesinin etkilisi solunum sisteminde ve beyinde gözlenir. Yani belirtileri sanrılar unutkanlık ve sinir hasarlarıdır. Manganez ayrıca Parkinson, akciğer ambolisi ve bronşite, uzun süre yoğun alınması erkeklerde iktidarsızlığa neden olabilir.

Kronik manganez zehirlenmesi uzun süreli toz ve dumanın solunmasından kaynaklanır. Hastalıktan hasar gören başlıca bölge merkezi sinir sistemidir ve kalıcı sakatlıklar ile sonuçlanabilir. Belirtiler bitkinlik, uykusuzluk, güçsüzlük, duygusal bozukluk, spastik yürüyüş, tekrarlı bacak krampları ve felçtir.

Magnezyum nedir?
Magnezyum nedir?

Magnezyum Eksikliği

Manganez insan saglıgı için gerekli bir element olduğundan, eksikliği aşağıdaki sağlık sorunlarına neden olabilir.
– Şişmanlık
– Glikoz intoleransi.
– Kan pıhtılaşması.
– Deri problemleri.
– Düşük kolesterol sevileri.
– İskelet bozukları.
– Doğum hataları.
– Saç renginde değişiklikler.
– Nörolojik semptomlar.

Ağır Metaller Nelerdir? Nikel (Ni)

Nikelin, en yaygın uygulaması, paslanmaz çelik ve diğer metal malzemelerin alaşımı olarak kullanılmasıdır. Nikel, mücevherat gibi metal ürünlerde de bulunur. Çikolata ve katı yağların, yüksek oranda nikel içerdiği bilinir. Kirli topraklardan elde edilen sebzelerin yüksek miktarda tüketilmesiyle nikel alımı artabilir. Bitkilerin nikeli topladığı bilinir ve dolayısıyla sebzelerden nikel alımı yüksektir. Sigara içenler, ciğerlerine yüksek oranda nikel alırlar.
Nikel deterjanlarda da bulunabilir.

İnsanlar nikele solunum yoluyla, içme suyuyla, gıdaların tüketimiyle veya sigara içilmesiyle maruz kalabilmektedir. Nikelin fazla miktarda alınması aşağıda belirtilen bozukluklara neden olabilir.

Ağır metaller nikel
Ağır metaller nikel

Nikel’in yarattığı riskler,

• Akciğer, burun, prostat ve gırtlak kanseri riskini artırır. Akciğerlerde tıkanma,
• Solunum yetersizliği. Doğum kusurları.
• Astım ve kronik bronşit.
• Mücevherlerden kaynaklanan deri isiliği gibi alerjik reaksiyonlar
• Kalp rahatsızlıkları.
• Nikel gazına maruz kalındığında, halsizlik ve baş dönmesi. Nikel dumanı solunum yollarını tahriş edici etkiye sahiptir ve zatürreeye neden olabilir.

Kanserojenite: Nikel ve belirli nikel bileşenleri ciddi anlamda kanserojen olarak kabul edilen malzemeler listesinde bulunmaktadır. Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC) nikel bileşenlerini grup 1’i (İnsanlarda kansere yol açtığına dair yeterli kanıt bulunan), nikeli grup 2B’yi ise (İnsanlarda kansere yol açma olasılığı bulunan) olarak listelemiştir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Reklam Engelleyici Algılandı

Merhaba. Sitemiz yoğun bir emeğin ürünüdür! Sitede dolaşmak için lütfen Reklam Engelleyicinizi Kapatın. Please Close The Ads Protector.