Faydalı Bilgiler

Şaşırtıcı sorular ve ilginç cevaplar! İlk okuyan siz olun!

Şaşırtıcı sorular ve ilginç cevaplar! ilk okuyan siz olun | Yüzme bilmeyen balık var mıdır? Kar neden beyazdır? Jön Türk nedir? En büyük dinozor hangisidir? Bunlar gibi kafamızı kemiren şaşırtıcı sorular ve cevapları aşağıdadır. Yani merak etmenizi bekliyorlar!

Şaşırtıcı sorular: Ayasofya Camii’nin tapusu kimindir ?

Fatih Sultan Mehmet’in yazdığı vakfiyesinde Ayasofya Camii’ne geniş yer ayırmıştı. İşte gayesi dışında kullananlar hakkındaki o meşhur bedduasının yer aldığı ifade aynen şöyle:

“Bir kişi mütevelli olmasından dolayı herhangi bir şey talep ederse. Ve bunun gibi bâtıl işlere teşebbüs ederse. Båtılları amel defterinde yazılsın! Yalanları hesaplarına kaydedilsin, günah-vebal üzerlerine olsun. Ayrıca Allah’ın, meleklerin ve insanların ve bunların hepsinin laneti üzerlerine olsun! Lanetleri ebedi olsun. Ahirette azapları hafiflemesin! Ayrıca rahmet nazarıyla kendilerine bakılmasın. Bu şartları duyduktan sonra kim değiştirirse. Vebal ve günah, değiştirenlerin üzerine olsun. Allah, hakkıyla işiten ve her şeyi en iyi bilendir.”

1900’lü yılların başında Ayasofya Camii’nin içinde bir Fransız Kur’ân okuyan bir Müslümanın fotoğrafını
çekti. Ayrıca kartpostal olarak kullanılmıştır. Bu Kur’an okuyan Müslüman resmi 400 yıllık Ayasofya Camii’nin Avrupalılar tarafından da “cami” olarak benimsendiğini gösteren önemli bir belgedir. Öyle ki bunu kartpostal olarak basmakta da bir mahzur görmemişlerdir.

Ancak bundan 50 sene sonra, bizdeki Avrupaperestler bu manzaraya tahammül edememiştir. İstanbul’un ve fethin sembolü ve tapusu Sultan Fatih’e ait olan bu camiyi müzeye çevirmişlerdir.

Ayasofya’nın Fatih’e ait olduğunu gösteren tapu senedi bir tarafa bırakın! 1936 da tanzim edilen tapu senedinde de bu tuhaflığı görüyoruz. Bu tapuda Ayasofya Camii’nin sahibinin “Ebul Feth Sultan Mehmed Vakfı” olduğu belirtilmiştir.

Ayasofya Camii Kimindir?
Ayasofya Camii Kimindir?

Şaşırtıcı sorular: En büyük dinozor hangisidir?

Dinozorların en büyüğü “Diplodocuz” idi. Bunu, boyu 25- 30 m. Olan Brontozon onu takip eder. İlk dinozor fosili, 1918 yılında bulundu. Daha sonra birçok fosil keşfedilmiştir. Bulunan dinozorların iskelet kemikleri toplanarak bir araya getirilmiştir. Böylece dinozorlar hakkında artık daha fazla bilgimiz var. Dinozorların ayak izleri incelenerek tahmini ağırlıkları ortaya konulmuştur.

“Pterodaktil” uçan bir sürüngendi. Ayrıca dinozorlarla akrabadır. Bunlar kanat çırparak ve havada süzülerek uçarlardı. Kanatları kalın sağlam deriden olup çok uzamış olan ön kollarının arasına gerilmişti. Hayvanın arka ayakları kısa idi. Dinozorların hepsi, bilinmeyen bir sebepten Tebeşir Dönemi’nin sonunda ortadan kalkmıştır. Bilim insanları, bu sebebin büyük bir ihtimalle iklimsel değişimler olduğunu ileri sürmektedirler.

KAÇ TÜRLÜ BİTKİ VARDIR?

Yeryüzünde yaklaşık 350.001 bitki türü vardır. Bunlardan bazıları ancak mikroskopla görülebilecek şekildedir. Bazıları ise çok büyüktür. Mesela Sekoya ve Bambu ağaçlarının yüksek ligi ise 91 metreyi bulur.

IŞIK HIZI NE KADARDIR?

Işık, sanayide 29775 km hızla yol alır. Bir günde ise 31.558.000 km yol alır. İkisini çarparsak ışığın 1 yıl içinde aldığı
yolu buluruz. Yani bu da 9.460.620.160.000.000.000.001 km’dir.

YÜZME BİLMEYEN BALIK VAR MIDIR?

Bunocephale adı verilen ve derin sularda bulunan bir balık gerçekten yüzemez, kumun üzerinde gider. Yüzgeçleri daha çok ayağa benzeyen hayvan da bundan yararlanarak yürür.

İlginç sorular: STALIN, RUS ÇARININ AJANI MIYDI?

Eski SSCB’yi 30 yıl yöneten komünist diktatör Josef Stalin’in 1917 Bolşevik devrimi öncesinde Rus Çarının ajanı olduğu belgelendi. Moskova Devlet Üniversitesi profesörlerinden Yuri Khechinov’un tesadüfen bir belge buldu. Buna göre Stalin’in 1917 Bolșevik Devriminden önce 1906-1910 yılları arasında Çar’ın gizli polisi Abrana’nın üyesi olarak çalışmıştı. Ve ayrıca hükümete komünistler hakkında zaman zaman “çok önemli bilgiler” aktarmaktaydı.

Belge, Prof. Khechinov’un ünlü yazar Lee Tolstoy’un küçük kızı Alexandra Tolstoy’un arşivleri üzerindeyaptığı çalışmalar sırasında tesadüfen bulundu. Prof. Khechinov gelgeyi HarTass Ajansı’na verdi. Ve Stalin’in Çar hesabına
ajanlık yaptığını kanıtlayan tüm belgeleri iktidara geldikten sonra yok ettiği de ortaya çıktı. Tolstoy’un küçük kızının arşivlerinde kalan bu belgenin ise tesadüfen korunmuş olduğunu belirtti.

Belge olarak Çar’ın gizli polisi Ahrana’nın şefi Yeremin’in 12 Temmuz 1913 tarihinde Ahrana’nın Sibirya’daki Yenisey bölgesi sefi Alexei Selezniyakov’a yazdığı mektup gönderildi. Ahrana sefi, Yeremin’in imza ve mühürü ile Yenisey şefliğinin 23 Temmuz 1913 tarihli, gelen evrak mührünü taşıyan mektupta şunlar yazar. Stalin’in 1906 yılında Ahrana tarafından tutuklandığı ve Tilis polisine bu tutuklanma sonrasında çok önemli bilgiler aktardığı belirtiliyor.

Stalin’in, Ahrana’nın Bakü bölümünde 1908 yılında bazı bilgiler aktardığının belirtildiği mektupta komünist liderin, Ahrana’ın, St. Petersburg’daki merkezinin kadrolu gizli polisi olduğu kaydediliyor. Yeremin, çalışmalarını “kusursuz” olarak nitelediği Stalin’in fırsat buldukça kendileri için çalıştığını belirtiyor.

Yeremin, mektubunda Stalin’in 1910 yılında Prag’da yapılan Komünist Partisi Kongresi’nde Merkez Komitesi üyeliğine seçildiğini ve St. Petersburg’a döndüğünü bu tarihten sonra da hükümete karşı bir tutum içine girdiğini ve Ahrana ile her türlü ilişkisini kopardığını belirtiyor. Mektup, Yenisey’in Turukhan bölgesinde 1913 yılında sürgün hayatına başlayan Stalin hakkındaydı. Ayrıca Yenisey’deki Ahrana şefliğine, tutuklu hakkında bilgi vermek amacıyla kaleme alınmıştı.

Stalin ajan mıydı?
Stalin ajan mıydı?

Sorular: JÖN TÜRKLÜK NEDİR?

19. yüzyılın üçüncü çeyreğinde, II. Abdülhamit’in I. Meşrutiyet’e son vermesinden sonra Sultan’a muhalefet eden genç Osmanlı aydınları bir çıkış yolu aramaktadırlar. Çoğu Fransızca bilen, pozitivist fikir akımlarından ve Batı kültüründen etkilenen bu aydınların gözü Avrupa’dadır. Bir yolunu bulup Fransa’ya giderler. Daha sonra onlara Jön Türk (Genç Türk) adı verilir. Abdülhamit’e karşı entelektüel bir muhalefet oluştururlar. Örneğin; 1895 yılında ilk Jön Türk Paris Şubesi’nin başkanı olan Ahmet Rıza “Meşveret” adlı muhalif bir gazete çıkarır.

İlk Jön Türk Kongresi 1920’de yine Paris’te toplanır.1908 yılında ilan edilecek II. Meşrutiyet’in fikrî hazırlığı Jön Türkler tarafından yapılacaktır. Jön Türkler 1904’ten itibaren Osmanlı ordusunun subaylarını saflarına davet eden
Jön Türk kelimesi zamanla hem Batı popüler kültürüne hem de siyaset bilimi terimleri arasına girer.

KAR NEDEN BEYAZDIR?

Karın neden beyaz renkte olduğunu hiç düşündünüz mü? Şimdi biraz şaşıracaksınız. Karın gerçek rengi beyaz değildir. Kar taneleri aslında buz kristalidir. Ve bu kristalleri renksizdir. Kristallerin gözenekleri bulunur. Bu gözenekler küçük aynalar gibi güneş ışığını yansıtırlar. Bu yüzden güneş çarpmış bir aynaya baktığımızda nasıl gözlerimiz kamaşırsa.

Bu kristallerine baktığımızda da aynı şey olur. Karla kaplı bir alanda sayısız kristal bulunur. Bütün olarak da göz kamaştırıcı bir beyazlık ortaya çıkar. Parlaklık, insanların gözlerine zarar verir. Bu nedenle kayakçılar gözleri zarar görmesin diye kayak yaparken güneş gözlükleri takarlar.

Şaşırtıcı sorular! Kar neden beyazdır?
Şaşırtıcı sorular! Kar neden beyazdır?

REENKARNASYON (TENASÜH) NEDİR?

“Tenasüh”ün Batı dillerindeki adı “Reenkarnasyon”dur. Daha çok Nuseyrî, Hindu ve Budistlerde olan bu bâtıl inanç,
ruhun insandan insana geçmesi, başka bir bedenle dünyaya gelişidir. Tenasüh ise ruhun; hem insana hem de hayvan, bitki ve cansızlara geçtiğine inanmaktır. Ölen bir kimsenin ruhu başka birisine geçemez. Geçtiğini bildiren hiçbir ayet-i kerime veya hadis-i şerif yoktur.

Kuran’da bazı ayetler reenkarnasyon veya yeniden hayata gelme olarak yorumlanan bir ayet vardır. Ama kesin bir kanaat birliği yoktur.

Hiçbir Ehl-i Sünnet âlimi de böyle bir şey söylememiştir. Daha çok, dine inanmayan birkaç kişi reenkarnasyondan bahsediyor. Tenasüh ile ruhlar, kemâle gelir diye uyduruyorlar. Peki, ruhlar bu şekilde kemâle gelirse Cehennem kimler için yaratılmıştır? Berika ve Hadika kitaplarında da böyle yazılıdır.

DOWN SENDROMU NEDİR?

Trizomiya da Mongalizm olarak da bilinen Down Sendromu, bir tür genetik bozukluktur. Hastalık, genetik düzensizlik sonucu insanda fazladan bir 21’nci kromozomun bulunması durumunda ortaya çıkıyor. Down Sendromu hastalığının tipik belirtisi, zekâ geriliği olarak biliniyor. Çoğu Down Sendromlu hasta, çekik göz ve ince saç gibi aynı tipik görünüşe sahip olmaktadır.

Şaşırtıcı sorular: VOLEYBOL OYUNU NASIL ORTAYA ÇIKTI?

Voleybol, 1900’de özel tasarlanmış bir topla başladı. Ve bu sporu, ABD’li askerler II. Dünya Savaşı sırasında Avrupa’ya götürdü. Uluslararası Voleybol Federasyonu 1947’de kurulmuştur. 1949’da Uluslararası Olimpiyat Komitesi voleybolu oyunlar arasına aldı.  “Mintonette” adlı bir oyun voleybolun atasıdır. Ve bu oyun ilk olarak 1885 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde oynanmıştır.

William G. Morgan, Massachusetts’in Holyoke kentinde, okulu yeni bitirmiş genç bir beden eğitimi öğretmeniydi. Daha sonra William G. Morgan,  YMCA’da işadamlarına beden eğitimi yaptırmakla görevlendirilmişti. (YMCA: Youna Mer’s Christian Association” / “Genç Erkekler Hristiyan Birliği”).

William G. Morgan, bu derneğin Halyoko kentindeki şubesinde işadamlarına önceleri kuru kuruya beden eğitimi
yaptırıyordu. Bir süre sonra çalışmaları sıkıcılıktan kurtarmak, sağlık için katlanılan bir eziyet durumundan uzaklaştırmak gereğini gördü. Eğlendirici oyun niteliği olan bir çalışma yolu aramaya başladı ve Voleybolu buldu.

Şaşırtıcı sorulara ilginç cevaplar!
Şaşırtıcı sorulara ilginç cevaplar!

102 SENE MEMURLUK YAPAN KİMDİR?

Biliyorsanız, en uzun yaşayan Zaro Ağa, kendi ifadesine göre 160 sene yaşamıştır. Tophanede bulunan Nusretiye
Camii’nin temeli atıldığında bu inşaatta hamallık yapmış. Bir asırdan fazla İstanbul’da oturmuştur. Türkçeyi doğru dürüst konuşamazdı. Tophane muhasebecisi Hacı Şükrü Efendi 1909’da vefat etti. Öldüğünde 122 yaşındaydı. Bu kişi, Osmanlı memurları arasında hizmet rekoru kırmıştır. Tophane Muhasebesi kalemine 12 yaşında girmiş ve fasılasız 102 sene memuriyette bulunmuştur.

DÜNYADAKİ EN FAZLA ÇOCUĞUNA SAHİP BABA KİMDİR?

Efsaneye göre; 1717-1774 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğu’na padişahlık eden Sultan III. Mustafa’nın hayatı boyunca 582 erkek çocuğu olmuştur. Buna karşılık bir tek kız çocuğu bile olmamıştır.

Ama doğrusu 212 çocuk ile Kral 2. Sobhuza’dır. 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir